30 Kasım 2009 Pazartesi

kaçamak...



tövbeee tövbeee ne işim var canım benim bu filmde:)
diyordum ki kendimi filmin içinde buldum.Şıkır şıkır hatunlarla dolu,bol Gülse Birselli,bol atasözlü bir film...herkes kıvır kıvır Gülse bile:)) düşünün artık.
Kız kıza 3 görümce bir gelin Arefe akşamı gittik bu filmi izledik iyide ettik.Tekrar gidebilirim kız kıza ama!!erkeklere yasak bu film....

27 Kasım 2009 Cuma

GÜZEL BAYRAM GÜNLERİ...

 
BAYRAMINIZ BAYRAM OLA....
MUHABBETLE....

25 Kasım 2009 Çarşamba

zuzuuu....



biliyorum biraz geç kaldım ama bir dahaki bayrama kullanırsınız.

herkes istediği parçayı seçiyor parasını veriyor tamamlandığında bir kurbanımız oluyor

bunuda hayır kurumlarına gönderiyoruz....

Koyuncuk da çok şirin tıpkı bunu bana ulaştıran arkadaşım gibi:))

23 Kasım 2009 Pazartesi



                                                           SABIRLA YUDUMLANAN BUNCA ÇİLEYE RAĞMEN,
                                                                        NEFRETİ SEVGİ AĞACINDA ERİTİP
                                                          SEVGİYİ GÖNÜL YAPRAĞINDA AZİMLE YETİŞTİREN
                                                       HİZMET ERLERİNE TÜM ÖĞRETMENLERİMİZE SEVGİLER...

                                                           ÖĞRETMENLER GÜNÜMÜZ,GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN....
Posted by Picasa

22 Kasım 2009 Pazar

,,,

cuma günü yoğun bir gün geçirdim cumartesi sabah hasta olarak uyandım.Kolumu kaldırmaya halim yok heryerim sızlıyor bütün gün uyudum uyandım yeniden uyudum.bu sabah kalktığımda belim tutulmuş yatmaktan ama daha iyiyim şimdi.Üsküdar sahile çekime gitmemiz lazım.Bu arada eşimde Salı gününden beri hasta banada ondan geçti muhtemelen ama ben iyiyim o halaa hasta:)
dışarısıda da nasıl güzel güneşin parlaklığından ve sanırım sisten adalar gözükmüyor.İyi olupda gidersek Salacaktan haberler getiririm size...
----------------------------------------------------------------------------------------------------------
ANLIK MUTLULUKLAR


canım arkadaşım kastamonudan getirmiş bende astım mutfağıma gözüm takılıp duruyor,daha kıyıp koparamadım hiçbirini nasıl ayıracağım bilemiyorum onları:)

 

buzdolabımda küçük bir koleksiyon var bu miniğimin 2. yaş günü davetiyesi ...



bayılıyorum sonbahar resimlerine ,yere düşen yapraklara ,bizim evden bir manzara...

biraz ondan biraz bundan oldu kusura bakmayın idere edin beni galiba ateşim çıkıyor yine:(
görüşmek üzere....

18 Kasım 2009 Çarşamba

ŞIMARIK PASTA

bu resimler bir önceki pazara ait.Pastayı birlikte yapmıştık ancak akşam olduğu için pasta resimleri pek beğenilmedi pasta anneanneye teyzelere tattırıldı notunu aldı. bu hafta sonu tekrar yapıldı bu seferde babaanneye halaya dedeye ikram edildi ve beğenildi.Eeee resimler de güzel oldu....
buyrun bir de tarif verelim:

MALZEMELER
2 adet ülker fındıklı rulo pasta(Çilekli ile de denedik güzel oldu)
1 lt süt
5 y.k un
1 bardak hindistan cevizi
1 bardak şeker
1 p.şekerli vanilin


YAPIMI:
pastaları 1cm kalınlıgında kesiyor ve streç ile kaplanmış derin bir kasenin içine en üst kısmına kadar diziyoruz (aralıksız olsun)Puding malzemelerini ayrı bir tencere pişiriyoruz hafif soğuduktan sonra döküyoruz.Pudingin üstünde boşlıuk kalmayacak şekilde dilimlerle kapatıp buzdolabında 3-4 saat bekletiyoruz.Ama 1 gece beklerse sonuç daha iyi oluyor.
Afiyet olsun...


Not:adı aslında kümbet pasta ama Ayşe yaparken pek bir şımarık pozlar verdi pastanın adıda böyle oldu:))
Posted by Picasa

16 Kasım 2009 Pazartesi

kuzguncuk...kahvaltı...dostluk...

aslında bu güzel pazar günü geçen haftaya ait.Ama yazma vakti böyle denk geldi.
İlk kez gittik Kuzguncuğa...Daha öncede bahsetmiştim İstanbulu gezemediğimden dert yanmıştım.
Ama böyle dahamı güzel oluyor ne! sevdiğim insanlarla İstanbulun her köşesinde farklı anılarım olacak...
Kuzguncuğa bayıldııımm eski evler ...bir sokakta hem kilise hem cami ... sakin...sessiz...huzur....insanlar minik tablalarda kahvaltılarını yapıyor..turistler bile benden önce gelmiş resimler çekiyordu.
Bizde dilim pastanesinin en üst katında yaptık kahvaltımızı ve ben yine sohbetin koyu kısmına denk gelen masayı çekemedim:( napııımm unutuyorum ...sonrada üzülüyorum....
















Kahvaltı çok güzeldi.sıcacık poğaçalar,kıymalı peynirli börekler,sahanda yumurta temiz hava eşliğinde ...


 
deniz kenarında balıkçıları merakla izleyen Ayşe...

keyif yapan kedicik...

buda bizim kedicik:)

tanıdık geldi mi?



yukarı doğru uzanan dar yokuşlar ve sıra sıra evler...

kuzguncuğun kedileride pek bir keyfine düşkünmüş


eskiden bir evin kime ait olduğu nasıl anlaşılırmış...balkon ve cumbadan:)))

Ve günün sonunda  bir kahve molası ve tatlı bir süpriz...



İyi ki doğdunuz kasım ayının güzel insanları....


14 Kasım 2009 Cumartesi

mutfaktayım...

Fırından yeni çıkan yemekler ve tarifleri:




FIRINDA TAVUK BUDU

tavuk budu istediğiniz sayıda
2 havuç
2 patates
1 çorba k. salça

tavukları ilk önce hafif yağla kızartıyoruz.halka doğranmış  havuçları,tuz,karabiber ve 2 su bardağı su ekliyoruz.10-15 dak.haşlıyoruz.ardından butları havuçları bir borcama alıp  üzerinede yine halka doğranmış patatesleri diziyoruz ve üzerine salçayı tavukların suyu ile açarak döküyoruz.Vee 200 derecede ısınmış fırında 20-25 dakika tutuyoruz.Ben salça yerine çemen kullandım çok severim birde biberiye ekledim.Tavuk buduna her türlü işkencenin yapıldığı bir yemek ama lezzetli:))


MANTILI YOĞURT ÇORBASI

Ne zamandır bekleyen bir mantım vardı onuda değerlendirmek için bu tarifi buldum.




1 su bardağı hazır mantı
2 çorba kaşığı yoğurt

1 çorba kaşığı un
1 adet yumurta

1 çorba kaşığı yağ
1 çay kaşığı nane
3 su bardağı su
Tuz 



3 su bardağı suyu tencereye koyup, kaynatın.Tuzu ilave edin. Mantıları haşlayın.
Yoğurdu, unu ve yumurtayı mikserde çırpın. Mantı suyuna çırpılmış malzemeyi azar azar ilave edin. Kısık ateşte karıştırarak pişirin.
Yağı tavaya koyun. Naneyi ekleyin. Birkaç dakika tavada yakın ve çorbanın üzerine dökün. Dilerseniz kırmızıbiberle süsleyip servis yapın.



NOT:Ayşe Sina çorbayı da yemeğide yedi " al baba sana boss tabak" dedi bu da demek oluyor ki  yemekler beğenilmiş....

13 Kasım 2009 Cuma

sizi fazla merakta bırakmadan beni bizi bu kadar mutlu eden olayı sindirdikten sonra açıklayayım dedim.
en küçük kız kardeşim 2 yıldır polis sınavına giriyor çalışıyor didiniyor ama bir türlü olmuyordu.bu son sınavda yine bunalımlardaydı çok kötü geçtiğini iddia ediyor ve artık bitti diyordu kiiii...
dün sabah sınav sonucunu öğrendiğimizde gördükkü yanılmış 82. olarak Şükrü Balcı Florya Polis okulunu kazandı ve gitti bile bugünden itibaren 15 gün yatılı olarak eğitime başladı.Öncelikle onun tüm nazını niyazını kaprisini depresyonunu çeken Annemin gözü aydın sonrada bizim:))

işte bu da biyolog olmaktan vazgeçip polis hatta mümkünse Yunus olmaya karar veren Küçük teyzemiz Ülkü...

12 Kasım 2009 Perşembe


GÜNE GÜZEL BİR MÜJDE İLE BAŞLAMAK GİBİSİ YOKMUŞ...
HER YANIMDA ÇİÇEK AÇTI GÜLÜMSEMEDEN DURAMIYORUM:)))

11 Kasım 2009 Çarşamba

ilk dostluk...

arkadaşlarımın benim için her zaman ayrı bir yeri olmuştur.Kimisi ile ayrı düşsemde hala hatırlarım merak ederim ulaşmak isterim kimisine ulaşabiliyorum sayısı azda olsa.Kimi arkadaşlarımla ise irtibata geçemiyorum.İlkokuldan başlayıp ortaokula kadar birlikte okuduğum ilklerimi paylaştığım arkadaşlarımın hepsi ile görüşemiyorum mesela.Belki bu önceden çok önemli değildi ama şimdilerde o kadar çok arıyorumki çünkü onlar benim çocukluğum,13-14 yaşım,ilk aşklarım,ilk heyecanlarım,ilk kaçamaklarım.....ve daha neler neler...
diyorumki hepsini arasam bulsam bir araya toplasam ne kadar güzel olur değilmi :) düşüncesi bile beni mutlu ediyor....

Bu yakışıklıda kızımın ilk arkadaşı 2 yılını küçük bir kreş odasında onunla geçirdi.Şimdilerde ayrı düştüler.Ama her sabah Ayşe onu okula bırakırken akşam için benden Hakana  gitme sözü alıyor.Bizde onları üzmüyor 15 de 1 de olsa buluşuyoruz...
( bu resimler şubat ve nisan ayından)

9 Kasım 2009 Pazartesi

miniklere kemik suyu...

Kış geldi Ayşe Sina hasta olmaya başladı bile ne kadar grip aşısı olsada şimdide öksürüğü var.Ayşe ek gıdaya başladığından beri buzluğumdan eksik etmemeye çalıştım kemik suyunu.Ama ben kokusunada tadınada dayanamıyorum maalesef sadece Ayşe için yaptığım özel çorbalara ekliyorum.Bu pazar yine hazırladım.




Oktay ustanın tarifi ile hazırlıyorum.Ben içine sarımsak ve bazende patates ekliyorum.Sonrada böyle pet bardaklara döküp buzluğa yerleştiriyorum.İşte tarifi:
KEMİK SUYU:
1dana kaval kemiği
1 havuç
1 soğan
3 defne yaprağı
1 tatlı k. tane karabiber
HAZIRLANIŞI:
Tenceremize ortadan ikiye kırılmış
ilikli kaval kemiğini alıyoruz. üzerine
su ilave edip kaynamaya bırakıyoruz.
kaynayınca çıkan siyah suyu döküp
tekrar üzerine temiz su ilave ediyoruz.
üzerine irice doğranmış havucu,soğanı,defne
yapraklarını,karabiberi alıyoruz. ve yine
kaynamaya bırakıyoruz. bu şekilde iki saat
kaynayan kemiğimizin iliği de içine akıp
karışıyor. daha sonra soğutup plastik
bardaklara veya istediğiniz kaplara birer
yemeklik bölüp buzluğa kaldırıyoruz

7 Kasım 2009 Cumartesi

çok amaçlı nikah şekeri hikayesidir....

Bu yaz kızkardeşim evlendi.Onun öncesinde bir ara bir evlilik-düğün fuarı olmuştu ona katıldık bakalım ne var ne yok diye.Orada bir nikah şekeri beğendik.Pazarlarda bizim japonların sattığı (nerden bizim oluyorsa elin japonu:)

aynaları nikah şekeri olarak tasarlamışlardı.Çok hoşumuza gitti diğer kalıcı olmayan nikah şekerlerinin yanısıra, gerçekten kullanabilecek bir aksesuar.Ama benim kardeşim biraz cimridir pardooonn TUTUMLU!.Bizde düşündük taşındık biz bunu yaparız ne varki canım dedik.Gitti kardeşim eminönünden aynaları buldu sonra  birde aynaların rengine göre bu cici keseleri buldu.Yazısı hazırlandı oldu size bir nikah şekeri:))


 

bu konuya nasıl geldim ben şundan sebep cmrts-pzr demiştik ben yazlıkları kaldırdım kışlıkları çıkardım her ne kadar kışı sevsemde bu mevsim değişikliğini hemen kabul edemiyorum." güneş çıkmazmıkı beyaz ceketi biraz daha giyseydim"moduna giriyorum yada " şimdi ben çizme botmu giyicem yok cnm daha erkeenn" havalarındayım.Ama niyetlenip hepsi ortadan kalkınca işin ciddiyeti anlaşılıyor malum birde soğuk ani bastırdı.
Benim bu kardeşlerimde pek bir marifetli en küçük kardeşimde bu cici keselerin içine evde bulunan sabunları bir güzel kesmiş ve yerleştirmiş sonrada dolabına asmış.Missss gibi koku dolabı açınca.Hemen sipariş verdik bize de yaptı ee zor tabii küçük olmak:))


aynası çantamızı kesesi dolabımızı süslüyor. Valla süperrrr:))

4 Kasım 2009 Çarşamba

tatil uzun olunca...

4 gün tatil boyunca neler yapacaktım neleeer..ama tabii herşey bizim planladığımız gibi gitmiyor.Perşembe günü kızımla başbaşa bir kahvaltı yaptık.Ayşe Sina'yı doktorumuza kontrole götürdüm kahvaltıdan sonra.Planımız ne zamandır gidemediğimiz alışveriş merkezlerini tek tek gezmek ayrıca bir önemli görevimizde eşimin doğumgünü için hediye almaktı.Gerçi o hiç istemez ama bende ihtiyaç olduğu için aldım.Evimize yakın olan Carrefoura gittik.Eşime bir eşofman takım beğendim bedeni yoktu bulurlarsa arayacaklarını söylediler.Tamam dedim hediye işi yatacak galiba.Neyse sonra kızkardeşim aradı teyzemin kızı gelmiş Ayşe bayılır Berna ablasına hadi bakalım düştük Tuzla yollarına.sonra toparlandık bu seferde Viaporta gittik.Tabii Ayşe arabada uyuyakaldı.Annem fedakarlık timsalim arabada Ayşeyi bekledi.Bizde bu arada rahat rahat gezdik ohhh.Mavi den bir kot etek aldım modeli çok hoşuma gitti)tavsiye ederim farklı hoş bence ).Birde doğumgünü olan bir arkadaşıma hediye aldım grubumuz adına..
Ayşe uyandıktan sonra fazla kalamadık hava serinlemeye başladı.Biraz parkta oynadı sonra ayrıldık.Annemler ısrar etti balık keyfi için ama kalmadık.Evimize döndük...
Ve cuma günü canımm dostlarımla buluşma günü hemde sabah kahvaltısında en sevdiğim öğün.Gerçi ben hepsini severimde:))

bu sefer farklı bir mekan olsun dedik ve nalie bostancıda buluştuk.Ben ilk kez gittim daha önce giden arkadaşlar tavsiye etti.Karadeniz yemeklerini seviyorsanız deneyin derim.Kahvaltıda mıhlama - turşu kavurması - kavurmalı yumurta ve daha neler neler.Mönüsüde sırf karadenize özgü hoş şık bir köşk.Neden daha fazla foto çekmediğimi bilmiyorum.Sohbete dalınca unuttum sanırım.Mıhlamalar bile yarım kaldı...
Eşime beğendiğim eşofman için aradılar bu arada.Kahvaltı sonrası ayşe'yi anneme bıraktım ve okula gittim Malum okul dezenfekte edilecekti.3-4 saat kaldım.Sonra tekrar Ayşeyi alıp hediyemizi almaya gittik.Ayşeyi tembihledim bak bu süpriz söylemek yok dediysemdeee babası eve gelir gelmez " senin doğumgünün biz sana hediye aldııkk" dedi.Bravooo kızıma yanıii bakla ıslanmıyor ağzında:))
 

ben kaptırmışım kendimi anlatmaya.cumartesi pazarıda ayrı anlatırım artık.
Bitmedimmiiii diyorsunuz yoksa:)) az kaldı az merak etmeyin.
Sağlıcakla kalın....

3 Kasım 2009 Salı

Pes!!!

 Aileler dikkat! Paylaşım sitesi sapık dolu
Aileler dikkat! Paylaşım sitesi sapık dolu haberi


Ankara Barosu uzmanları uyarıyor: Çocuklarınızın fotoğraflarını sosyal paylaşım sitelerine göndermeyin. Sapıklar bunları photoshop yoluyla pornografik görüntüye çeviriyor.

Sosyal paylaşım sitelerindeki tehlike, bir raporla gözler önüne serildi.

Avukat Şahin Antakyalıoğlu'nun hazırladığı raporda, facebook ve benzeri sitelerin çocuklar için büyük tehlike oluşturduğu belirtildi. Çocuklarının fotoğraflarını bu tür sitelere koyan ailelerin, tehlikeye davetiye çıkardığı kaydedildi. Raporda, "Çocuk istismarcıları, gerçek fotoğraflardan çocukların porno görüntülerini elde ediyor.

Böylelikle, sitelere masum duygularla konulan çocuk fotoğrafları, sapıklar için bulunmaz fırsatlar oluşturuyor" denildi.

1 Kasım 2009 Pazar

Panorama 1453 - Miniatürk

Ayşe'nin hastalığı arasında panorama ve Miniatürk gezisi yaptığımı  söylemiştim.Panorama müzesine 2. gidişim ama Miniatürke ilk kez gittim.Hava rüzgarlı olduğundan foto çekmeye üşendim açıkcası.Öok fazla çekmedim.Panorama müzesinde yukarda gökyüzünde bulunan bulutlardan oluşan gizli ! Fatih Sultan siluluetini gördüm nihayet.Havalar ısındığında gidilecek yerlerin başında Miniatürk de var artık...

Miniatürkde yapılarda ki her ayrıntının düşünülmüş olması çok hoşuma gitti.
Bulutun  oluşturduğu Fatih Sultan Mehmet silulietini bulmam zor oldu ama sonunda gördüm bakalım siz de görebilecekmisiniz
Kolay Gelsin....