30 Ekim 2009 Cuma

Cumhuriyet Bayramı etkinliği...

biliyorum biraz geç kaldım.Ama ancak bugün resimleyebildim.6 yaş sınıfının yapmış olduğu bu Cumhuriyet ağacı benim çok hoşuma gitti. umarım sizde beğenirsiniz

CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN....

28 Ekim 2009 Çarşamba

h1n1 virüsü kabusumuz olmasın...

 Evveeet son günlerin meşhur konusu malum.Domuz gribi adınıda hiç sevmedim kendisinide.Bugün okulda velileride bilgilendirmek adına yolladığım yazıyı sizinlede paylaşmak istedim.Biiz okulda temizlik için zefiran kullanıyoruz.Tavsiye ederim evlerimizde de kullanabiliriz.Eczanelerde yada medikallerde bulabilirsiniz.


1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)

2. “Hands-off-the- face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı.
Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi
bir yerine dokunmaktan kaçınınız.

3. Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanı z
listerin kullanınız). H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp
enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3
güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara
yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması
ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.

4. Yukarıdaki 3. önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere
ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla
burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.

5. Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler
kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin
kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte
alınız.

6. Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden
içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla
aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri
yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru
götürürler. H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve
hayatiyetını devam ettiremez.

Eminim hepimiz bu aralar bu yada buna benzer mailler alıyoruzdur.Bu öneriler bana mantıklı geldi hemde daha ugulanabilir gündelik yaşantımıza kolay alabileceğimiz yöntemler. 
SAĞLICAKLA KALIN...



27 Ekim 2009 Salı

naz makamı offfffffffffff

iyileşemedik hala ağlayıp nazlanıp duruyor gece nöbetim yok Allah'a şükür uykusundan ödün vermiyor:)
Dün öğrencileri Miniatürk ve Panorama 1453 e götürdük.Hava rüzgarlıydı  başım çok ağrıdı.Bugün yine Avrupa yakasındaydım MEB toplantısı vardı.Onca yolu sadece 1 saat için gitmişim hiç sevmiyorum şu trafiği...
Şimdide Ayşe geldi bir babasına nazlanıyor bir bana."Çok üzgünüm anne" Çok hastayım anne"
bende çok üzgünüm kızım :((


CEEE
EEEEEEEEE!!
iyileştimmmm
desen keşkee
naz makamı çok yorucuuu çok.....

25 Ekim 2009 Pazar

hasta olduk:(((

bugün için havanın güzel olacağını biliyorduk ve planlar yapmıştık ama sanırım inşallah demeyi unuttuk.Sabah yeni saate göre 6 da uyandı Ayşe hafif ateşi vardı.kahvaltısını güzel yaptı ama bu arada ateşi biraz daha yükseldi bende calpol verdim.Fotoğraf kursunda bugün dış çekim yapılacaktı mecbur gitmem gerkiyordu babaannesine bıraktık Ayşe hanımı 2 saat sonra döndük ama ateşi düşmemiş dahada artmıştı.Gün boyunca böyle devam etti duş aldırdım biraz düşer gibi oldu ama yok yine aynı 39.5 gördük derecede.Bu arada eşimde internette d1 h1 virüsünün belirtilerini inceliyor.bu arada istifrada etti zaten Ayşe hasta olmaya görsün midesi hiç rahat durmaz.Sonunda acile götürmeye karar verdik.
Doktor çok hoştu bize biraz kızdı şurupları karıştırdığımız için 37.8 görünce ateş düşürücü vermemiz gerekiyormuş.Ya aslında bende hemen ilaç vermeye karşıyım ama eşim sağolsun hemen ilaç hemen anında bıraksam kafasına göre antibiyotik bile verir..
boğazı çok fena olmuş iltihaplanmış  tabii oda ateş yapıyor.Kan tahlili boğaz kültürü aldılar hepsi temiz çıktı tabii bu arada malum hastalığada bakmışlar temiz hiçbir mikrop yok.sonucu beklerken kayu izledik ayşe uyudu bu arada.
bir bayan geldi 9-10 yaşlarında bir kızı vardı maske takmış ama kız çıkarmış anne çıkıştı tak çabuk maskeni
diye kızda ama ben hasta değilim dedi annede bize bakarak sen olmayabilirsin ama başkaları olabilir dedi :))))
bekleme salonunda bizimle bekleyen bayanla bakıştık ve güldük bu da iyi yanii domuz gripli muamelesi gördük.
işte böyle Ayşe şimdi uyuyor biraz daha rahatladı sanırım ama büyük ihtimalle bu gece bana uyku yok.
Şimdiden iyi nöbetler kendime.
sevgiler...

Ayçiçeği



ayçiçeği güneşe aşık olunca,gülmekten kırılmış bütün bitkiler.Güneş gökyüzündeki tahtından bir an bile ayrılmaz.Sen kim o kim.Vazgeç bu sevdadan demişler.Ay çiçeği ses çıkarmamış Sevdalı gözlerini dikmiş güneşe bakmış bakmış...


uzun müddet hiçbirşeyin farkına varmayan güneş nihayet bir gün hissetmiş ayçiçeğinin bakışlarını.Önce geçici bir heves sanmış ama zamanla yanıldığını anlamış.Ayçiçeği öyle inatçıymış ki güneş tahtını nereye taşırsa o yine çevirmiş başını...
derken bir öğleden sonra artık bu takipten bıkan güneş sapsarı gazabıyla kavurmuş ayçiçeğini.Daha ay çiçeğinin üzerinde simsiyah duman tüterken insanlar akın etmişler olay mahaline.
yasasın demiş içlerinden biri ne güzel çitleriz bu aşkı...
Aynı gece televizyonun karşısında acıklı bir aşk filmine gözyaşı dökerken,çitlemişler ayçekirdeklerini...

23 Ekim 2009 Cuma

muffinler ve fotoğraf denemeleri


20 Ekim 2009 Salı

fırında negerek ve Ayşe ile muffin krizi

Aslında muffin yapmaya başlarken muffin keyfi yazarım diye düşünüyordum ancak krize dönüştü.Aşçı yamağını işten çıkardım bu gece burda bu mutfakta son çalışma saatleriydi bırrrrrrrrrrr...
biliyorum bazı anneler bana kızacaktır ama çoookk konuşuyor benim kızım birazcık sussa olmazmı yada bende bir tahammülsüzlük var bugün neyse...
Ayşe hanımın ikram günü yarın.Bende ne zamandır market reyonlarında bu ürünü görüp almayı ve Ayşe ile yapmayı düşünüyordum.İlk ikram günümüzde iyi fikir diye düşündüm.İnşallah kızımın sınıf arkadaşları sever afiyetle yerler...

Birlikte yaptık efendim  ama daha çok Ayşe yaptı " ben - bana ver anne-ben yapıcam anne" öncesinde ise ne zaman yapacağız-kek yapıcakmıyız-yapmıcakmıyız.........bitmek bilmeyen sorular ve konuşmalar eşliğinde yapıldı çok şükür.

FIRINDA NEGEREK

Ne enteresan bir yemek ismi değilmi? benimde ismiyle dikkatimi çekti denenecekler listeme hemen  aldım ve bugün akşam yemeği olarak denendi.Çok lezzetli Ayşe hanımda bir dilimi afiyetle yediğine göre tamamdır bizim için.Tarifi sağlıklı çocuk yemeklerinden.Yalnız denerseniz içine 3-4 kaşık un yada mısır unu katılabilir ben havuçta rendeledim.Afiyet olsun...

18 Ekim 2009 Pazar

Geç düşen MİMİM...


reyhanirenkler.blogspot.com  Reyhan beni mimledi.Ama ben mim nedir çözene kadar vakit geçti birazcık kusura bakmayın.daha fazla vakit kaybetmeden cevaplıyım ben soruları...
1-en sevdiğiniz 3 çiçek ismi?
Gül-Zambak-Sümbül

2-gerçekleşmesini istediğiniz 3 hayaliniz?
en yakın zaman da 2 katlı bahçesinde çocuklarımın oynayacağı bir ev
Ayşe Sinaya bir erkek kardeş (hayırlısı olsun tabiide )
birde bahçeli şirin bir okul açsammı diye düşünüyorum ama korkuyorum bu hayalden....

3-en sevdiğiniz ve sevmediğiniz 3 huyunuz?
sevdiklerim;
kolay kolay kin tutmam,çabuk affederim
genel olarak rahat ve neşeli olmam
dertlerle çok dertlenmem

sevmediklerim
bazen çok sabırsızım
ani kararlar verip sonra pişman olmam
birde iş yaparken hızlı değilim (annem gibi pratik olamk istiyoruumm:((

4-gıcık olduğunuz 3 hareket?
yalakalık
yalancılık,sahtekarlık

5.soruya bir cevabım yok başıma gelen her türlü zorluğu bir şekilde Allah'ın izniyle atlattım.Her seferinde daha güzel kapılar açıldı.İnşallah hep böyle olur...

işte böyleee...teşekkürler
bende   kueybenin dünyasını mimliyorum.

17 Ekim 2009 Cumartesi

who is flat stanley ?

2005 yılında okulumuza Amerikalı bir öğrenci geldi.Ve benim sınıfıma uygun görülerek benim öğrencim olmuştu.o kadar ürkekti ki anlatamam.Kaşlarını Küçük Emrah gibi havaya kaldırıp cookiii derdi birde tek bildiği kelime teşekkür ederim :)).İlk önce ne yapacağım konusunda çok endişelendim çünkü hiiç türkçe bilmiyordu ve ailesi türkçeyi öğrenmesini istiyordu.Ama biz çok iyi anlaştık.Çocuklar onu çok sevdi.
Bu tatlı kızın adı Addie.Sonrasında bağımızı koparmadık hala ailecek görüşüyoruz .
Buda onların anne kız gerçekleştirdikleri bir etkinlik.Mandy nin bir arkadaşı rica etmiş.Coğrafya öğretmeni ve maddi durumu elverişsiz bir okulda öğretmenlik yapıyormuş.resimde gördüğünüz İnce Stanley de çocukların görmediği yerleri gezip onlara anlatıyor böylece çocuklar daha etkili öğrenmiş oluyor.Süppeerr bayıldım tabii....

Anne-kız ve Flat Stanley İstanbulu bir güzel gezip tanıtmışlar böyle cici resimler çekmişler.tabiii bu projeye bizde katıldık :))


DipNot:Öğretmen arkadaşlar böyle bir proje oluşturulabilir bir kahraman yapıp ailelerden farklı yerleri bu şekilde tanıtmaları istenir.Çok eğlenceli bir çalışma....

14 Ekim 2009 Çarşamba

Kedidilli pasta çatı katı için....


tarifini hergün mutlaka ziyaret ettiğim portakal ağacı Haticeden.Yapımı çok kolay görünümü çok hoş.Her yaptığımda ilk kez tadanlar hazır sanıyor.Israrla tavsiye edilir...

13 Ekim 2009 Salı

Heybeliada...



Heybeliada Büyükadaya nazaran çok daha sakin bir yer.Biz bisiklet kullanma amacıyla gittiğimiz için bisiklet kiralayan yerler bizim için önemli.Bu konuda berbatlar.Bisikletler çok eski ve sorunlu ve bir o kadarda pahalı.2 bisiklet kiraladık ama benimkinin zinciri atıp durdu.Daha bir üst sokağa bile gitmeden geri dönmek zorunda kaldık.Eşim nezaketen borcumuz ne kadar kiralamayacağız dedi ve sadece 5 dak.bir zaman dilimi için utanmadan (bozuk bisikletleri hata onların) 3 tl istedi.Verdik vermesine de ayıp insan yok felan der bu nasıl bir esnaflıktır tuhaf....
Neyse sonra başka bir yer bulduk tüm adayı turladık.Bir ara yağmur çiseledi mis gibi toprak,ağaç kokusu sardı etrafı,Deniz kıyısına indiğimizde Ayşe Sina denize girmek istedi hatta ağladı açıklamalarla ikna oldu ama...
Yemek yemek için bize göre bir yer baktık maalesef oda yok,balığımızı alıp evde yemeye karar vererek adadan ayrıldık.
Bir daha gitmeyiz sanırım.Sıra başka Adalarda...

9 Ekim 2009 Cuma

paylaşmak istedim

Daha önce bahsettiğim gibi bu akşam da minik yardımcım yine iş başındaydı.Bu seferki görevi bulaşık makinasını boşaltmak.Kaşık çatal yerleştirmenin bir sınıflandırma-eşleştirme oyunu olabileceği bu akşama kadar hiç aklıma gelmemişti.Verdiğim temiz kaşık-çatal ve bıçakları güzelce yerli yerine koydu.Güzel bir etkinlik oldu sevdim:))

8 Ekim 2009 Perşembe

bilmece bildirmece



burası neresi?? anneler daha çabuk bilir herhalde....


6 Ekim 2009 Salı

Çekirdek aşçı...

Bu aralar Ayşe'nin mutfakta bana yardım etme isteği iyice arttı.Bende memnun oluyorum tabii artık mutfakta bir yardımcım var hemde çekirdekten yetişecek:)
Uykudan uyandı bende ona bir çorba yapacaktım "ben de bende "diye tutturdu bende tamam dedim geçti ocağın başına çorbasının içine istediklerini kendisi kattı karıştırdı ortaya tarhanalı,naneli,yoğurtlu,erişteli bir çorba çıktı.Çorbasını karıştırırken "anne şimdi bunun resmini çekelim çıkırt çıkırt" deyince koptum:))) tam çekirdek bu....

ELLERİNE SAĞLIK KÜÇÜK HAMARATIM...

4 Ekim 2009 Pazar

Ada sahillerinde geziyorum...


2010 da İstanbul da 20. yılıma girmiş olacağım.(Bunun  için büyük kutlamalar felan mı düzenlesem acaba birden aklıma geldi yok tabii böyle birşey..)




































Neyse konu halaa İstanbul'u karış karış gezememiş olmamdır.Bunun için eşimle bir karar almıştık sözüm ona gezecektiik İstanbul'u. Adalardan başlayalım dedik, tabiii biz bu kararı geçen yıl aldık sanıyorum.İlk olarak Büyükadaya gitmiştik Mayıs ayında çok güzeldi  bisiklet ile ada turu yapmıştık.Ayşe Sina çok eğlenmişti onun için farklı bir deneyim olmuştu.
Bisikletin arkasına takılan bebek koltuğu harika bir fikir ilk gidişimizde ben hazırlıklı değildim binememiştik ve ilk kez görmüştük bu sefer hazırlıklıydık.Tabii bizim için de çok eğlenceliydi ama Adanın yokuşları beni bir hayli zorladı.Havalar iyice soğumadan tavsiye ederim mutlaka gidin ve bisiklete binin.Sonrasında iyice acıkmış olarak kendinizi bir balık lokantasında buluyorsunuz böylece çocuğunuz hem eğlenmiş hemde sağlıklı beslenmiş oluyor (Harika bağladım yanii konuyu)

Not:Bu pazar da aslında Heybeli adaya gittik ama konu Büyükadayı açtı işte bizim istanbul geziside böyle mehter takımı gibi ilerliyor 2 ileri 1 geri...
bir dahaki postta artık..

2 Ekim 2009 Cuma

kararlıyım-kararlısın-kararlıyız...(mıı acaba...)

Meğer ne kadar zormuş bir annenin evladını bir okula bırakması.Artık anlıyorum sizleri sevgili velilerim...
efendim ben anaokulu öğretmeniyim (öğretmeniydim bu döneme kadar kariyer atladık bakalım bu yıl) ve tabii bir sürü anne tanıdım .Çok genç yaşta başladım -ee tabii hala gencim oarası ayrı bir konudaaa...
Evlenmeden önce çok daha zevkliydi çünkü başka hiçbir derdim yoktu okula gidiyordum ,evime geliyordum, anneciğim yemekleri yapıyordu, evim otelimdi yaniii keyif bende ayy ne güzeldi o günler....
Sonraaa evlendim tabii evdi işti akrabaydı gelinlikti vs ama hala velilerimi anlayamamıştım.Ve 2006 yılında artık bende bir veli adayı olmuştum.1 yıl ara verdim sonra yine çalışmaya başladık.Başladık diyorum çünkü kızımda benimle birlikte okul hayatına başladı daha 9 aylıktı onu kreşe emanet ediyordum ama o zamanda bu kadar çok zorlanmamıştım
Eeeeee ne oldu peki şimdi nedir yaniii neden kızımı her okula bırakışımda gözlerim doluyor,boğazım düğümleniyor.Oysa artık büyümüştü -okula gitmesi gerekiyordu -evde sıkılırdı -sosyal olması daha aktif olması için bu gerekiyordu -ve daha bir sürü pedogojik laf poooffffff
İşte insanlar boşuna anne olunca anladım diye kitap yazmıyormuş,boşuna günde 10 kere öğretmeni arayıp nasıl-ne yapıyor diye sormuyormuş,muş muş muş....
Ama herşeye rağmen kararlı olmak lazım değil mi?
Bakalım ben ne kadar kararlı olabileceğim.....

1 Ekim 2009 Perşembe

GÖLGE SANAT...

Nereden başlasam  hangi birini anlatsam karar veremiyorum.Ama uzun süredir istediğim ve sonunda başlayacağım fotoğraf kursuna başlıyorum.İlk önce bunu söylemeliyim sanırım.Eğer sizde benim gibi fotoğraf çekmeye merak sardıysanız gelen maili aynen buraya ekliyorum.Ben geçen pazar gittim tanıştım pardooon (gittik! tanıştık!)eşimle birlikte gideceğiz biz :) Ama siz tek başınıza da katılabilirsiniz...(bir ara açarız bu konuyu)
Hoş bir ortam sanırım çok kalabalık da olmayacağız.Bir ara İSMEK de bulunan kursa yöneldik ama 20-30 kişilik sınıfları ve bununla birlikte nahoş yorumları duyunca vazgeçtik.İnşallah bloguma çok daha güzel resimler ekleyeceğim kursla birlikte.

Bu dönem istediğim hedeflerime ulaşıyorum ama sanki birşeyler eksik,bir boşluk var anlamlandıramadığım.Sevinçlerim de mutluluklarım da bile bir burukluk var.
Neyse önemli değil ...................
ara ara çektiğim ve beğendiğim güzel olduğunu düşündüğüm resimlerimi eklerim inşallah...


KURS HAKKINDA BİLGİ
Maltepe Beşçeşmeler Kültür Sanat Merkezi'ndeki kursumuzu Kadıköy'deki Gölge Sanat Atölyesi'ne taşıdık. Burada temel fotoğrafçılığın yanısıra, ileri fotoğraf teknikleri, basın fotoğrafçılığı, siyah-beyaz fotoğrafçılık, karanlık oda, güzel sanatlar sınavlarına hazırlık gibi kurslar da olacak. Kurslar için kayıtlarımız bu hafta başladı.

Cumartesi günü 10.00 ile 12.00 arasında veya hafta içi Çarşamba günü 19.00 - 21.00 saatleri arasındaki temel fotoğrafçılık kursuna kaydınızı yaptırabilirsiniz. Eğer temel fotoğrafçılık bilgileriniz varsa fotoğrafçılık alanındaki diğer kurslarımızı değerlendirebilirsiniz. Web sitemiz şu an yapım aşamasında olduğundan, site kurulduğu zaman size link gönderebilirim.

Temel Fotoğrafçılık Kursu

- Kursta, çekim teknikleri, fotoğrafın tarihi, fotoğraf makineleri, pozlama, görsel tasarım ve kompozisyon, objektifler, renk ve ışık bilgisi, dijital fotoğrafçılık gibi konular işlenecek.

- 6 ders teorik eğitimin yapılacağı kursu slaytlar eşliğinde, çok sayıda fotoğrafla işleyeceğiz.

- İç ve dış mekan çekimlerimiz ise 2 ders sürecek ve çektiğiniz fotoğraflar daha sonra sınıf içersinde değerlendirilecek.

- Derslerden verim alınabilmesi için sınıflar en fazla 10 kişi olacak ve bu sayı kesinlikle aşılmayacak.

- Temel Fotoğrafçılık dersleri kapsamında, kurs boyunca analog ve dijital makineler üzerinden konu anlatımı olacak.


- Fotoğraf makineniz yoksa eğer, derslerde edineceğiniz bilgilerle bir fotoğraf makinesi satın alabilirsiniz.

 
Kurs saatlerinde, öğrencilerin kararlaştıracağı saatlere göre ufak tefek değişiklikler yapılabilir.

- Kurs sonunda tüm katılımcılara sertifika verilecektir. Ama unutmamanız gerekirki fotoğrafçılıkta sertifikadan ziyade çektiğiniz fotoğraflar önemlidir.

- Temel fotoğrafçılık kursunu bitirdikten sonra ileri fotoğrafçılık, karanlık oda, siyah-beyaz fotoğrafçılık kurslarına katılabilirsiniz.

6 hafta teorik ve 2 hafta çekim olmak üzere 8 dersten oluşan Temel Fotoğrafçılık kursu ortalama iki ay sürecek.  8 dersin toplam ücreti 150 TL olacaktır. Dilerseniz bu ücreti iki taksit şeklinde de ödeyebilirsiniz.

Temel Fotoğrafçılık Kursu'nun hafta içi ve hafta sonu kayıtları başlamıştır, önümüzdeki hafta başlayacak olan ilk sınıflarımız için kaydınızı yaptırabilirsiniz. Atölyemiz 11.00 - 19.30 saatleri arasında açık olacaktır. Katılıp katılmayacağınızı mail ya da telefon aracılığıyla bildirirseniz sevinirim.

Adres: Rasimpaşa Mah. Kasımağa Sokak No:2 Kat:2 Daire:2 Kadıköy
Kadıköy İETT duraklarının karşısında Murat Muhallebicisi'nin yanındaki Recaizade Sokak'tan ilerlediğinizde soldaki ilk sokakta girişteki apartmandayız.

Turgay SÜSEM

0555 740 77 06