28 Şubat 2010 Pazar

sabır sabır ya sabır...

Saat: 18.00

Tıpkı hava gibi bizim evdede sıkıcı kapalı bir pazar geçmekte...
Daha sabahtan Ayşe hanımın ağlaması ile uyandım.Çişini kaçımış sonrada ustune basıp kayıp düşmüş halde buldum..tabii durumu algılamam biraz zaman aldı..
olur boyle şeyler dedim keyfımın kacmasına sebep bu değil elbet..
kalktım bu arada saat 8:15 dı..
zaten ben ne zaman 10 da kalkacağımı cok merak edıyorum...cevabın asla oldugunu bılmeme ragmen boyle bır umudum var..
Böyle bir enerji ile uyanınca kalktım yeni keşfettiğim soğanlı böreği yaptım..


yumurta haşladım..Masaya oturduk Ayşe hanım daha 3. lokmada masadan kalkmaya çalıştı sonra öksüre öksüre kendını kusturdu.....
bende kalk dedım ve bugun ona hiç yemek vermemeye karar verdim...
evet daha öncede böyle krizler yaşadık ve ben bırcok kez aynı sekılde kararlar alıp hıcbırzaman uygulayamadım..hep annelık duygularım agır basmıstı
ama bugün kesin kararlıyım ve su saat oldu Ayşe hala birşey yemedi evet cok huzursuzum hiç keyim yok aklım hep ayşenin midesinde...
Ama haketti ve bunu yaşaması gerekiyordu..
O yemeyeceğim diyecek ben peşinden koşturacağım dil dökeceğim binbir dereden su getireceğim hanımın yemesi için...
Yok bugün bunların hiçbiri olmayacak...
Elma yemek istedi şimdide karnım acıktı diye geziniyor bende işkenceye devam edip sana yemek yapmıyorum babanla biz yiyeceğiz diyorum..
- Ama ben acıktım anne
- sen acıkmazsın sen toksundur bence diyorum..
Ağladı ağlayacak durun bakalım yemekler pişsinde:))
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Saat:  19:30

2 kepçe tarhana (beyaz peynir eklenmiş)
1 kepçede erişteli yeşil mercimek
2 dilim ekmek

Sonuç: anneciğim bir daha yemicem demicem..

ama özür diledimi hayır..
Nasıl bir inattır hatalı olduğu durumlarda özür dilemeyi hiç sevmiyor ve demiyorda kesinlikle..
küçük oğlak işte ne olucak:))

*********************************************************************************
 Çatı Katı İlkay beni korkutan soruları olan mim ile mimledi...
Hepsini cevaplamasam ayıp etmiş olurmuyum çok zor ama:))


Çocukken oynamayı en çok sevdiğiniz oyun ve oyun aparatı?
- Kağıt bebekler Şebnem di adı ozamanlar..bayılırdım o kıyafetlerine..
birde hepsi benim oynardık yani monopoly:))


Sokakta oynar mıydınız?
 - elbette.Şimdiki neslin şanssızığı bu bence..akşam ezanına kadar oynamamıza izin vardı zaten annem genelde balkondan bizi izlerdi..
biraz daha büyüdüğümüzdede özel izin ile apartmanın önünde oturup  çekirdek çitlerdik geç saatlere kadar...


Şimdide Annelili yani kızım ve ben mim soruları var sırada onlarıda cevaplıyayım


. Neden blog yazmaya başladınız?blog dünyasını keşfedeli çok oluyor çokda hoşuma gidiyor takip ediyordum.Ama o zamanlar vaktim çok yoktu.Daha yoğun çalışıyordum.İş değişikliği ile Bende yazmak başladım...Aslında önceleri tarif yazarım diye düşünüyordum ama böyle birşey cıktı ortaya...

. Keyifle takip ettiğiniz blogu belirtinizo kadar çok var ki sabahtan  bakmaya ve yorum yazmaya başladığımda öğlen oluyor coğu zaman...


Şimdiye kadar almış olduğunuz en unutulmaz hediye nedir? Sizde yaşattığı duygular nelerdir?
Arabamız olabilir sanırım..Alma aşamasındaydık aslında ama istediğimiz rengin gelmesi için daha vakit vardı ben oyle bılıyordum..
sonra bir baktımki gelin arabası gibi süslenmiş bir araba beni bekliyor:))özel hissettim sanırım ve güzel bir süprizdi..

. Çocukken yaşadığınız eğlenceli bir anıyı anlatınız
cok var ama su an aklıma hıc gelmıyor:)) 

Unutamadığınız bir tat, bir koku, bir ses, bir dokunuş, görselliğe ilişkin bir anınızı anlatınız.
leblebi tozu babanemde geçirdiğim bayramları hatırlatır..
çarliston biber domates salatalık ve gazoz eşliğinde yaptığımız koy pıknıklerımız:))Anneannemde kaldığımız yazları hatırlatıyor..
o zamanlar cok güzeldı tekrar gerıye donmek ıse ımkansız ama hatırlayınca gulumsemek de guzel:))
 
İçinizde saklanan yaramaz çocuğun aklından hangi yaramazlığı yapmak geçiyor?
işi bırakmak evde oturmak zaman zaman gelıyor ama hemen gecıyor:)

. Hep yapmak isteyip bir türlü yapamadığınız bir aktivite/hobiEl işi ile ilgili hobiler peçetelik vb. süsler
yada pasta kurabiye cok eglenceli gözüküyor..
tabii en önemlisi de fotoğrafcılık..


bende mimliyim şimdi sıra bende...


Ayşegül  
sümeyye
kirazzade
çileklireçel
tuananın anneciği
şeyma
seyhan


listem uzar giderde bu kadar yeter şimdilik....


herkese  huzurlu bir hafta dilerim..Bana lazımda bu hafta:))

27 Şubat 2010 Cumartesi

tariflerim vaaaar....Hanımmmm...



kendisi ile bir benim aram iyi değil sanırım..Brokoli..
gerçi yoğurtlusunu seviyorum..Ama böylesi bana göre değil..ama masada anında biten bir salata olduğu için burada yer almaya hak kazandı..Ayşe Sina da seviyor..hiç bana çekmemiş bu konuda maşallahh diyelim hep birlikte:))

Düdüklü tencerem işe yarıyormuş buharda pişirdim brokolileri..sarımsak+limon+zeytinyağ üçlüsünü ekle mısırla süsle...al sana bir çeşit.






bu da yine buharda pişmiş karnabahar...Menünün ana teması mantı olduğu için yanına hafif sebzeler olsun istedim..ve bu salatayı uydurdum ama güzel oldu ..benden önce kimse uydurmadıysa şayet bu salatanın telif hakkı bana aittir:)))) Adı ne ola ki bu salatanın?   hımmm aklıma birşey gelmiyor şu an tabii..saatten olsa gerek:)

1- karnıbaharı buharda haşla
2-haşlanmış tavuk göğsünü didikliyoruz
3-kırmızı biber itiraf ediyorum ki konserve hem de doğranmışından...
4-mısır
5-süsleme için pancar turşusu
6- sos olarak da knorr salata sosu fesleğenli kekikli ve ek limon..

Knorrun fesleğenli kekikli sosu cok leziz tavsiye ederim..


tamam bunuda ben uydurdum ama cok güzel olmuş uyduruk demeye dilim varmıyor:))
tarif ve eldeki malzemelerin birleşimi canınızın birşey yapmak istemediği ama yapmanız gerektiği durumlarda ortaya çıkmış ürünler:))
bir sürü yemek sitesi gezip hepsine burun kıvırıp (yemiyor çünkü yapmak)  ortaya karışık yapma pastası...heheh adıda bu olsun..

tiramisu kremasını yaptım.
1 lt süt
3 fincan un 
3 fincan şeker
1 yumurta
ve labne peyniri...

keki nescafe ile ıslattım..kremayı ilk kata sürdüm frambuazları dizdim aklıma muz geldi onuda ekledim çikolata damlam yoktu halley parçaladım ekledim.ikinci katada kremayı sürdüm.Çikolata sosuda gelişigüzel döktüm.Süsleme içinde muz frambuaz ve badem kullandım...
SONUÇ:    - bir dakika daha resmini çekmemiştim ! ama yarısı yok neyse ayarlarım ben:)))

bu akşamda  eşimin misafirlerini ağırladım onlarıda bir ara eklerim..

korkmayın korkmayın onlar profesyonel elllerden gelmiş tarifler:))

GÜZEL NEŞELİ BİR HAFTASONU DİLİYORUM HEPİNİZE...

24 Şubat 2010 Çarşamba

Akıllardan tutma...

Anneler Çocuğu Akıllarından Tutacakları Yerde, Ellerinden Tutarlar...

ne hoş bir ifadedir..

Çokda doğru sanırım gerçi blog komsuları bu konuda cok cok iyiler..
tüm anneler bu bilinçde olsa ne güzel bir nesil yetişir..

Ben bu konuda elimden geleni yapıyorum yada yaptığımı sanıyorum... Ayşe henüz 3 yaşıında ama tüm renkleri ara renklerde dahil olmak üzere biliyor...sayı saymayı ve hatta bu ara toplama çıkarma yapmaya  merak sardı..
Matemetiğe ilgisi var yabancı dile,ve hafızası çok kuvvetli..Söylediklerimi öğrettiklerimizi unutmuyor..

Bu oyunu geçen yıl hazırlamıştım..bir öğretmen arkadaş bu ayak izlerini görünce cok hoşuma gitti..Bende Ayşe ile oynayabilieceğimiz renkleri pekiştirecek güzel bir aktivite olacağını düşünerek renkli A4 kağıtlarından çoğaltarak pvc kaplattım..


Geçen yıldan bu yana epeyce oynadık..Bu hafta sonu Ayşe nin aklına geldi istedi o oynarkende benimde aklıma bunları sizinle paylaşmak geldi...



Biz bu kartlarımızı yere karışık bir şekilde seriyoruz.Sonra ben kırmızıdan maviye diyorum Ayşede komutuma göre zıplıyor kartların üstüne...
ya da halımız göl oluyor ve kartlarımızda renkli taşlarımız...
vee başlıyoruz renkten renge atlamaya suya düşen ıslanır ve gıdıklanır:))


her renkten 2 adet var...
Siz oyunları daha da çoğaltırsınız eminim..
Marifetli hatun çok burada:))


bu postun benzerleri var daha sırada..
Ama onları ben yapmadım,şimdiden söyleyeyim..

Sevgiyle kalın..

22 Şubat 2010 Pazartesi

pazar-balık-kurabiye-

Geçen haftanın sıkıcı yoğunluğundan sonra haftasonum sakin geçti...cumartesi evdeydim arkadaşlarım bana geldi..Eşim yoktu gece 24 e kadar oturduk..
Ben dedim pijama buluşması yapalım yatıya kalın ama pek oralı olmadılar tabii Ayşe sabah 7 de ayakta ,kesin ondan dolayı kaçtılar:)) Cumartesi menüsünü bir ara eklerim zaten çok birşey yok benim uydurduğum bir iki tarif:))

Pazar günü eşim geldi öğle saatlerinde biz kahvaltımızı yapmıştık,evimizi toparlamıştık,öğle uykusunu da yapsın öyle çıkarız dedik nereye gideceksek....
Tabii bu durumda evden çıkmamız 16.00 yı buldu...
Tuzla ya doğru yol aldık neden bilmiyorum öyle esti aklımıza,kardeşim tuzlada oturuyor balığımızı alırız gider hep birlikte pişirir yeriz diye düşündüm..

tuzla sahilde biraz yürüyelim dedik ama geç kalmışız çok rüzgar esiyordu fazla uzaklaşamadan geri döndük ...


arabası yeni belli oluyor değil mi:)) ne zamandır istiyordu puzzle almak için girmiştik ama listeye birde bunu ekledi...


 balıkları aldık ve bu sofrayı kurduk..Ayşede çok acıkmıştı biz hazırlayana kadar havuçları götürdü....


balık tercihimiz somon ve çipura oldu..küçük balık seven Ayşenin eniştesi kocaman çipuraları görünce kaderine razı olmak zorunda kaldı, dişleri bile olan balık Ayşe yi yemekten alıkoymadı:))


sonra sağolsun teyzesi ağzından şöyle bir söz kaçırdı ve sonucunda bunlar başına geldi...


kısaca biz mutfaktan cıkamadık...kurabiyeler pişti attık onlarıda çantamıza evimize döndük..

sabah okul için hazırlanırken birde ne göreyim meğerse bugün Ayşe nin lezzet günüymüş...
İyi ki ısrar etmişler diye sevindim bu seferde..
Ellerine sağlık..Minik tırtıl...
ve tabii hiç üşenmeyerek bunu hazırlayan Gülşah teyzemizinde ellerine sağlık...

Herkese kurabiyelerimiz kadar renkli bir hafta dileriz efendim...

SEVGİLER...

18 Şubat 2010 Perşembe

geldi...geçti...bitti günler....

ne hafta geçirdim amaaaa...
3 gündür neler çekiyorum bir bilseniz..


aynen  bu hallerdeydim.... bir müfettişim vardı ki aman yarabbiiii...
mukadder zanbukan.....wuuuuuu adı bile korkutur insanı...






insanlar adının anlamını alır bir şekilde onu taşır yansıtır derler yaa..buda öyle..
yok iyiydi hoştu ama çok sertti...
şu 3 günde nefret ettim kanunlardan,mevzuattan,yönetmelikten...
herşeyin mi bir mevzuatı olurmuş  offff..
Neyse ben yeniyim diye bana acıdı..fazla yüklenmedi..
ama ben o kadar cok kasıldım ki her gece başağrısı cektim,kafamı taşıyamaz oldum akşamları...


tamam bitti geçtii çok şükür...

yaaa bu kıza ne demeli..
kayma hayali ile yaşıyordu ayağına patikler giyip halısız yerlerde artistik patinajlar,3 lü saltolar yapıyordu..
bizde sandık ki kabiliyeti var:))
bir kuğu gibi salınacak buzun üstünde...
ama bizim ki şimdilik hala çirkin ördek yavrusu pozisyonunu korumakta.

buzun üstünde durmayı bile beceremedi.Öğretmeni daha çok  küçük ama  dedi..
Ayşe hanım oradaki çocıklar gibi kenarlardan tutunarak gitmeyi hayal etmiş ama onu yapması da tehlikeli olacaktı..






o günden beri kaymanın lafı bile geçmiyor..tekrar gidelim diyorum
- gittiiik yaaaa hepmi gidicez , diyor:))

velhasılı bizim kızın hevesi bu kadarmış..gitti gördü denedi ve kendisine göre olmadığını anlayıp kariyerine başka alanlarda devam etmeye karar verdi...

benden bu kadar...
fotoğraflarımız hala gelmedi ne kadar uzun sürüyormuş..en cokda videoları kurtarmak uzun sürmekteymiş..

kurtulsunlarda bekleyeceğiz artık..ne yapalım..
hepinize hayırlı cumalar..
Sevgiler...

15 Şubat 2010 Pazartesi

ammaan yanlış anlaşılmasın:))

Bu kahvaltı sevgililer günü için hazırlanmadı...gerçekteen:) Sevgililer günü için buraya bir bakın...
Sonrada bizim hikayemizi dinleyin...

Ayşe sabahın köründe ağladığı için ve yine bir pazar günü daha annesi uyuyamadığı için saat 8.30 kalktığı için ve kızın susması için birdenbire akla geldi süpriz kahvaltı fikri geldiği için hazırlandı,şimdi nesi süpriz olur ki diye düşünürken Tchibo dan alınan ama daha kutusundan bile çıkmayı başaramayan bu kalıpları kullanmak için bu kahvaltı hazırlandı...



ama nasıl işe yaradı birdenbire yerde tepinen salya sümük ağlayan kızın sanki fişi çekildi  - hadiiii diye sevinçle kalktı süründüğü yerden anne şaşırdımı Hayııır, zaten biliyordum numara çevirdiğini sırf istediğini yaptırmak adına..o konuya da geleceğim yakında..

mutfağın kapısı kitlendi çıkırttt...
Ayşeye muziplik olsun:))


yumurtalar kırıldı,çırpıldı kalıbın içine döküldü omletimiz hazır bumudur süprizimiz budur efendim...

-------------------------------------------------------------------------------------------------------
AVATARA GİTTİM HAVAMI ATAYIM...


az kalsın kaçıracaktım,son anda yakaladım Avatarı da,bir baktık ki kalmamış anadolu yakasında..
son demlerınde CKM de buluştuk...
Veeee güzeldi,beğendim biliyorum gitmeyen kalmamıştır ama ben yine de tavsiye edeyim..
hiç sevmem aslında böyle yaratıklı filmleri ama güzel olmuş buu yoksa yine sevmem:))

3D de izlemek de ayrı zevkliydi ayrıca...Görsel olarak çok hoş bir film tabiiki..
Ama şu yorumada katılmadan edemiyoruz..

14 Şubat 2010 Pazar

Şubatta sıcak bir gece...

daha öncede bahsetmiştim bu hoş aileden,sevgili Martin ailesi...
geçtiğimiz cumartesi ziyaret ettik,gecikmeli olarak, daha öncesinde gidecektik ama kar yağışı bizi engellemişti..

Amerikaya 2 yılda  bir 3-4 aylığına gidiyorlar yeni döndüler..ve bizi kırmayıp birde fotoğraf makınesi getirdiler..minik Ali Kerem için...

Son derece sade,ama çok sıcak  evlerinden bir kaç kare getirdim size..


o akşam benim foto mak.yoktu  maalesef ama sağolsun Mandy nın kı ıle dıledıgım kadar cektım ve bırde mısafırım  ya isteklerim bitmiyor bana onca fotoğrafı göndermesini rica ettim..
hepsini de göndermiş cok teşekkür ediyorum....

Bilgisayarımın ilk fotoğrafları oldular..malum artık boş bir bellek var doldurmak lazım:))

 
Evin kızı Addie..
Çook tatlı,akıllı bir kız Addie..bir  o kadarda misafirperverdi.Annesi ile birlikte ikramları hazırladı bize getirdi  önlüğünü takmayıda unutmadı..
Bize tüm albümlerini getirdi,Amerika tatilinde gittiği yerler,yaptıklarını teker teker gösterdi..
zaten anlatmaya sunmaya  o kadar meraklı ki..
ama ben onun en çok bebeklik fotoğraflarına bayılıyorum
şu şirinliğe bakarmısınız...




burası Addıe nın ev okulu odası...
Addie türkiye de bir okula gitmiyor..
Mandy ona Amerikada yaygın bir sistem olan ev okulunu uyguluyor..
mandy tam bir öğretmen cook disiplinli ve ciddi bu konuda..
O kadar güzel şeyler yapıyorlarkı harika...
büyük haritada gidip gördüğü yerleri işaretlemiş,özelliklerini belirten resimler,yazılar asmışlar..
Okuma yazmayı öğrendi,bu yıl el yazısına yeni başlayacaklarmış..



bu da uyguladıkları bir deney..
bizim pamukta fasulye deneyıne benziyor ama daha profesyonel..
kırmızı turp tohumu çimlendiriyorlar..
Addie bu deneyin her aşamasını hem resimlemiş,grafik olusturmus..
tam bir bilim adamı gibi sürdüyor deneyi..
Özenmemek imkansız doğrusu..

 

                                                eveeet bizim meraklı bıdıklar evi keşfe cıktılar tabii.
                                                     Addie ablaları onlara tüm oyuncaklarını sundu..
    Ayşe oldukça eğlendi..İngilizce ye cok meraklı..Bende ona sayı saymayı ve bir kaç şarkı öğrettim..
                                                  Bu yüzden Addie den cok hoşlanıyor ve seviyor...
 

Addie bize marifetlerini gösterirde Ayşe göstermez mi:))

Addie hediyesini çok beğenmişe benziyor,bütün gece taktı ..

Addie bizim için neler hazırladı neler,makarnalar,ekmekler:))
Eline sağlık ...

İşte böyle güzel,sıcacık bir geceydi..
Devamı cok uzun sürmeden gelir umarım...




       












yine yeni yeniden bayıldığım ,beğendiğim oldumu almadan duramadığım bir şey varsa o da bu yüzükler...

                                               artık hep onu takmak istiyorum Stil Direktörü..
                                                                    Çok tesekkürler...



Herkese Keyifli Pazarlar....

12 Şubat 2010 Cuma

beni oku benii..

tatil sonrası yazacağım ne çok şey vardı..ama pc nın bozulması sebebiyle hepsi kaldı..en kötüsüdee 3 yıldır oluşturmuş olduğumuz fotoğraf albümü..
pc geldi hard dıck değişti ve şu an bomboş..
fotoğraflar hala kurtarılmaya çalışılıyor..
kızımın fotoğraflarına en çok üzülürüm..bebekliğinden bu yana çekmiş olduğum tüm anılar oradaydı..
buda bana ders oldu..
ne zamandır  yedekleyelim diye dilimizde geziyordu sadece..
bugünün işini yarına bırakma..boşuna dememişler değilm mi..

fotoğrafsız da hiç canım istemiyor yazmak nedense..
ama unutmamak için yazmam gerekiyor..
baktım bir bir gitmeye başladılar hemen eklemeliyim diye düşündüm..
şu an okuldayım..
ve müfettiş gelebilir bunun için hazırlık yapıyorum..


pazartesi günü de malum işle uğraştım  o kadar sinirlerim bozuldu ki anlatamam..
sürekli bir  belediyeden geliyorlar,olmadı park bahçeden sorumlu bir bayan geldi..oda olmadı beyaz masa..en sonunda da zabıtalar gelince artık benim şarteller attı:)
bayanı nasıl buldum ne sinirle istediysem telefonunu kimse sesini çıkarmadan verdi istediğim her bilgiyi:)

Aradım kibar ama iğneleyici bir şekilde bir konuşma yaptım..kendisine artık şikayet etmeyi bırakmasını birşey elde edemeyceğini anlattım..
neden rahatsız olduğunu sorduğumda göz zevki meselesi beni çıldırttı..
ayyy yazarken bile çığlık atasım geliyorrr.. onu boşverelim..bitti geçti..
bu arada  3 ay içinde taşınacakmış görmeyeceği bir park için bu kadar emeğide..  yazıkk yanıı ..

-------------------------------------------------------------------------------------------------

benim kızım  bir tatlı oldu anlatamam size...birlikte pek güzel sohbetler eder olduk.Artık onunda fikirleri var anlatıyor,şöyle olursa böyle olur dimi anneciğim. bende onaylıyorum
önceden ben ona anlattım anlattım hiç dinlemiyo sanıyordum ama öğrenmiş şimdi bana satıyor ..
ben demiştim bu yıl cici olacak diye..

pazartesi okula başladı..

akşam halası sorar:

-Öğretmenini özlemişmisin Ayşe Sina?
- hımmmm    sanmıyorum Elif  :)))))

bu aralar sık sık 15 gün evde olmanın da etkisiyle..

- anneciğim ben seni çok seviyorum
sakın yanımdan ayrılmanı istemiyorum...
sarılmalar..öpüşmeler..mıc mıcız bu ara:))

yerlere çöp atılmasına çok kızıyor her çöp gördüğünde
- bak anne yine atmış insanlar çöpleri yeye..
hiç bilmiyorlar öğrenmemişler dimiii...

biz abantta iken dedesine yapıtğına bakın birde..
dede gelir biraz sever ilgilenir sonra alır gazetesini okumaya başlar...
az sonra Ayşe Sina dedenin elinden gazeteyi alır  yırtmaya başlar vee
- yeter artık biraz da beni oku...benle oyna.. diye bağırır
dede şaşkın,anneanne mutlu  -hehehe yıllardır bende bunu yapmak istiyordum eline sağlık Ayşe Sina:))

 

bunuda facebookda yürüttüm hehehe..

saat 12 de başlamış olduğum yazıyı şu an itibari ile bitiriyorum..

10 Şubat 2010 Çarşamba

ne insanlar varmış....öğreniyorum...

nasıl bir insan , sırf göz zevki bozuluyor! diye bir anaokulunun çocuk bahçesini şikayet eder...çok merak ettim..
vee nasıl bir insan onu hiç ilgilendirmeyen bir konu üzereinde bu kadar uğraşır..
memlekette bu kadar mesele varken enerjisini başka şeylere kanalize edip uğraşsa daha başarılı olur..
ve nasıl bir özgüven ve arsızlıktır ki hala haklı olduğunu savunabilir..
 
pes!!!!

9 Şubat 2010 Salı

zorunlu mola...

pc nın beynı gitgel oldu bir sarsıntı yaşadı maalesef..Allah kurtarsın diyorum artık..
Fotoğraf makinamada el konulduğu için bende tatile devam edeceğim sanarım..
kısa bir süre olamayacağım ama sizleri ziyaret edeceğime emin olun..
sevgiler....

7 Şubat 2010 Pazar

karnı burnunda buluşması...

bizde bahanee çoook.yeterki bir organizasyon olsun hemen toplanıveriyoruz..
onun doğumgünü aaa hemen görüşelim o zaman..
şu hastaymış ee tamam görüşelimm..
bunun moreli bozuk , ne beklıyoruz koşun:))
işte böyle bahanelerle her hafta buluşuyoruz biz ...
bazen bahane bulamazsak ee özledik ama hadiii yapıyoruz...

işte böyle birgün daha..canım dostumuz bebek bekliyor..çok az kaldı..baktık inceledik hoşumuza gitti bu baby shower olayı..
evet bizim kültürümüze ait değil belki ama uyarlayabiliriz aslında ,bizde bebek doğduktan sonra gidiliyor yada mevlüd yapılıyor sonuç bir sürü tulum vs vs vs.. oluyor..
böylesi bana gerçekten mantıklı geldi..ne yaptık : ihtiyaç olabilecek eşyaları aldık..
sonuç: anne babanın yükünü hafifletmiş olduk..



nasıl güzel hazırlamış canım marifetli şirinim evini...
büyük bir gizlilikle toparlandık..
hamiş bayana daha geç randevu verildi..
geldiğinde ne desek diye düşündük düşündük ve yine şirinin ampul yandı: BİR AVAZDA FATMAA..demeye karar verildi:))


ama en büyük iş ev sahibine düştü tabii...
hiç yardım edemedik maalesef ama pek gerekde yokmuş hanii:))


şuna bakın neler hazırlamış: bez pastasıı
Ayşe bunu gerçek sandı.Gelip yanıma pasta yiyebilirmiyim anneciğim dedi bende tabiiki dedim ve catala bir lokma aldım Ayşe yok ...
bez pastasının başında :)) bundan yiyeceğim ben...afiyet olsun tabıı ondanda yiyebilirsin:))























 branş okul öncesi olunca her türlü mataryel akla gelir..
mavi çöp poşetleri ile evi süslemeyi akıl eden arkadaşımı tebrik ediyorum tekrar:)

beşiğin içine hediyelerimzi yerleştirdik..

üstüne de hoş yazılar hazırlanmıştı onlarıda yapıştırdık..

bende birkaç eğlenceli oyun bulmuştum hemen onlarıda ayarladık..

herkese bir kağıt ve kağıtta A dan Z ye tüm harfler 3 dakikada her harften bir bebek eşyası bulmaca...oyunu oynadık ciddi zorladı bizi...

Allah'tan kazanan olmadı hediyemiz yoktu çünkü:))

karın çevresini tahmin etmece...bu da zevkliydi...bunuda tahmın edemedık...



birazda bizden birşeyler olsun istedik...ve herkes arkadaşımız için en güzel dualarını,dileklerini,duygularını hazırlanan kağıtlara yazdı ve zarflandı...


güzel bir kahvaltı yaptık...benim bu pasta da biraz klasikleşmeye başladı ama seviliyor bende yapıyorum talep var:) yoksa başka pastalada yaparım hanii...


vee hediye açma zamanı en sevdiğimiz bölüm...

aaa benim hediye vericim ve açıcım duruma el koydu. Hemen geldi,nasıl meraklı anlatamam ama içi gidiyor birazda.Verdiği hediyelerin onun olmasını cok arzu ettiğini anlıyorum ama bunu öğrenmesi ve alışması için elimden geleni yapıyorum...Bol bol hediye dağıtıyoruz:)


yeni anneler tavsiye edilir mothercare cantası ile birlikte içinde tarak,sac fırcası,tırnak makası 2 adet,diş fırcası,sümük alıcı:),banyo suyunun derecesini ölçer var belki hatırlayamadığım başka şeylerde olabilir..güzel bir set...

ve yine cok hos bır anı...bebek günlüğü..artık cok var bunlardan ama bunu özellikle tavsiye edeceğim nesil yayınlarının...cok hoşş...

bornoz,alt acma setı,baharda gıyecegı cıft taraflı hırka,gezmeler ıcın kucuk adama bır takım kıyafet..hepsini güle güle kullansın inşallah...

işte böyle bir gündü..ve bugünün sonunda hepimiz bundan sonra içimizden hangimiz için böyle bir günün tekrarlanacağını cok merak ederek ayrıldık...


Allah isteyen herkese nasip etsin inşallah..Annelik güzel bir duygu ama bir o kadar da zor..

bir ömür sürecek bir sorumluluk...

Tüm annelere ve anne adalarına kolaylıklar diliyorum..

sevgiler..

5 Şubat 2010 Cuma

ve son....

bu tatil bana yaramadı,gezemiyorum blog komşuları....
hergün bir programım var,şu anda henüz işim bitmedi yarın gelecek arkadaşlarım için hazırlıkları tamamlamam lazım ama sayfa yenılenmemiş olunca cok canım sıkılıyor...
işi gücü bıraktım ve şu postu bitirmeye karar verdim...


kahvaltıda pankek ...güzel bir fikir misafir ağırlarken hoş olabilir denemek lazım..ama benim krep yapma ile aram pek iyi sayılmaz...



bu tatile gelirken yaptığımız en doğru karar ne idi biliyormusunuz
bir tripot almak..
kesinlikle tavsiye ediyorum,yoksa bizi her saniye kim çekecekti.
cokda can sıkıcı oluyor yoldan birini cevirip "pardon bizi bir fotolarmısınız lütfen sonra hiç tanımadığın birine poz ver...ıyyy
biz bu duruma bir son verdik bu sayede, fotoğraf makinesini 10 saniyeye ayarla koş ve gülümseee:)
harika oldu..
bazen karşılaştığımız kişiler bize tuhaf tuhaf baksada... hiç önemli değildi o an...


cumartesi güneşle birlikte göl erimeye, karlar gitmeye başladı,
ve daha sabah saatlerinde otobüs otobüs insan kalabalığı ile doldu,
bembeyaz karlar kirlendi..
o kadar cok sevindim ki hafta içi geldiğime anlatamam..
kalabalıkta cekilmezmiş anladık..

 

tekrar geldiğimde sende keyif yapacağım söz..bu seferlik tek başına poz ver bakalım....



bu da benim hediyem... çok sevdim ben onu kızıma da cok yakıştı...kokusu biraz karabibere benziyor ama olsunn.. bembeyaz karlar üstündede ne güzel durdu..

 

işte böyle...
ohh bunlarıda ekledim rahatladım...

hepinize hayırlı cumalar..

2 Şubat 2010 Salı

bir kış masalı (2.gün)

Cuma günü kahvaltıdan sonra eşim beni biraz yalnız bıraktı bende  o saati kitap okuyarak ve blogları gezerek ve birazda ayrıntıları fotolayarak değerlendirdim...Pinhan okuyorum bu ara ilk başlarda sıkılmıştım ama devam ettikçe çok hoşuma gitti...



bunlarda odadan ayrıntılar,yaprak desenıne fena takılınmış,her yer yaprak:)





eşim gelince kendimizi yine attık karlara,gölün etrafında bu sefer aracımızla bir tur atalım dedik,tekerleklerine zincirleri takan eşim büyük bir merak ve hevesle şoför koltuğuna geçti...


gördüğümüz her güzellikte arabayı durduruk..2 amatör ruh  sırayla bu güzellikleri yansıtmaya çalıştık...



göl yoktu aslında onun yerine kocaman bir beyazlık bulunuyordu..


çatılardan sarkan buzlara kimse dokunmuyor,biz acaba neden almıyorlar ki diye bayağı bir kafa yorduk kırılır birine zarar verir diye endişe ettik ama sanırım kimse bu doğal güzelliği bozmak istemiyor...

kaldığımız otelın her ıkı tarafından da ıstedıgınız gıbı yararlanabılıyorsunuz,bu politikaları hoşumuza gitti..ama içecek durumu biraz can sıkıcıydı bir bardak su 3 tl...yok artık...  dedirtti bize...

otelde mudurnu köşesi oluşturmuşlar,baharda ılk durağımız olacağı kesinleşen  bir mekan...mudurnu,sünnet gölü...yedigölller...



bu molanın ardından ben iyice üşüdüm ve otele geri döndük ama tekrar daha sıkı giyinip birazda kar topuu oynayalım istedik..birde kardan adam yaptık...



evet bu botlar olmasa ben ne yapardım:)  eşim için yol açıcı görevi bile yaptım bu sayede:)) dizime kadar olan karları bir çırpıda yıkıp yollar actım,nasıl fedakar bir eşim değilmi:)))

ve son akşam yemeğimiz...ve son gecemizdi...

ben şimdi durup durup pc nın başında bu resimlere bakar bakar dururum takiii yeni bir geziye kadar:))