29 Nisan 2010 Perşembe

koş koş koşan yetişir:)))


Blog Ödüllerinde Yarın SON GÜNN...

Hala bize oy vermemiş olan varsa....


Hadi Cici parmaklar

HIZLANINNNN.....

http://2010.blogodulleri.com/register

bu linkten kayıt oluyorsunuz..3. adımda cep telefonunuza gellen kod ile..formu geçip oy vermek istiyoruma tıklayarak aile kategorisinde  bulunan bana oyunuzu verebilirsiniz...

sayfamda solda kırmızı yanıp sonen lınktente ulasabılırsınız...

27 Nisan 2010 Salı

Antep - Urfa Ortaya Karışık....

Antep bakırcılar çarşısı...


Antep ten Urfa ya ...


Sadakat timsali kelaynakları görmeden olmazdı ...


Allah herkese Kelaynak gibi bir eş nasip etsin:))


Eyyüp Aleyhisselam ın çilehanesine ziyaret..


çocuklar:)) bir sakız bir foto hadi bakalım....


Balıklı Göl...


Urfa ya kuş bakışı..




Hz.İbrahim in ateşe atıldığı rivayet edilen mancınıklar...



23 Nisan 2010 Cuma

3 gün tatil dinlenip dönüyorum...


evet kabul ediyorum ....
bu ara biraz boşladım....


Ama emin olun haklı sebeplerim var...
 yoğun ve yorgun günler geçirmekteyim...


Geçer geçmez burada olmaya çalışacağım...

Sevgilerle..

Sağlıcakla kalın..

ps: foto arşiv 2008-2009

19 Nisan 2010 Pazartesi

bahar temizliği yaptık bunlarla idare edelim:))


Geçen yıl Mart ayında bir haftasonu Antalya ya gitmiştik..
Eşimin uzun süredir göremediği bir dostuna hasreti tavan yapınca bizede uçmak düştü..
Böylece Ayşe de ilk kez uçağa binmişti her seferinde anneannesinde tepesinden geçen her ucak sesinde cama koşmaktan onu kurtarmıştık:)


Neyse ki bir arkadaşı onu bekliyordu...hemen kaynaşıp coşmuşlardı Zeynep Sude ile..


Karşı komşuları ressam bir hanımmış...
Kapıdan belliydi zaten..
Fotoromanlı bir kapı görmüşmüydünüz daha önce...


Cuma gecesi 12 gibi oradaydık..
Cumartesi bol rüzgarlı hatta fırtınalı  yağmurlu  bir güne uyanmıştık..
Bir deniz kenarına gidelim dedik aman Yarabbii deniz bembeyaz köpük köpüktü...Yüzümüze yüzümüze tuzlu sularını çarpıyordu ama  biz yinede sevdik onu...


falezlerde cekirdek çitlettik biraz ama 2 çocuk olunca kısa bir çarşı turu ve reçel alışverişi ile sonlandırdık geziyi....


vee Pazar yine maceralı bir sabahdan sonra ulaştığımız bu cennetten bir köşe...


Düden şelalesi nasıl bir güzelliktir...



mis gibi hava...oksijen...


baharda gidilesi yerlerden biri..Yazın malum,turistten geçilmiyor...


3 ses kulağa hoş gelır derler yaa..Su sesi gerçekten dinlendiriyor...


 bakın şu şımarığa..dişleri bile yok...


Baba bizi Düden e göndeeeerrr :)))

Ne güzel olur ama ..

16 Nisan 2010 Cuma

tarih gezilerine devam...

Tarih gezilerine devam..bu pazar Topkapı ve Ayasofya yı gezdik rehber eşliğinde..
Artık bizimde bir müzekartımız var ayrıca..
İstanbul da gezilmeyen müze kalmayacak inş bu kart sayesinde de..


Pazar günü bisiklet turnuvasına denk geldiğimiz için Topkapıya ulaşmakta zorlandık.yollar kapanmıştı yürüme yoluda dahil..
Rehberimiz bizi buraya SoğukÇeşme sokağına getirdi buradan geçerek Topkapı sarayına ulaştık...


3.Ahmed Çeşmesi.. Bölümlerinden şerbetler,sular dağıtılan karşılığında sadece dua istenilen bir mekan..


öncesinde kilise olan (Helen kilisesi) sonrasında cephanelik olarak kullanılan bir yapı..şimdilerde ise konserlere evsahipliği yapıyor..


Babasının omuzlarında rehberi dinleyen Ayşe Sina..


Kubbealtı Divan-ı Hümayun ...


Bu gezi vasıtasıyla uzun süredir görüşemeyen üçlü..


Bunlarda Süüppeer İkili:))


Kubbealtının içinden kesitler..


Adalet Kulesi..

Gezi boyunca güneş bir göründi bir kayboldu..Ama rüzgarla birlikte öyle keskin bir serinlik vardı ki...Dondum ve pek adapte olamadım rehberin anlattıklarına...



Kutsal Emanetleri ve Sarayın tüm bölümlerini gezdik ..
Çoğu yerde foto çekmek yasak..


Küçük çocuklar olduğu için bir yemek molası verildi..Sultanahmet in arka sokaklarında turistlerinde tercih ettiği bir mekanda yedik güzel fix bir menulerı vardı..Ayranı getirikleri bu bakır bardak cok hoşuma gitti..Mekanın adını bılmıyorum ogrenıp yarın eklerım:))


Son duragımız da Ayasofya oldu...biraz gecikmeli gittik rehberı cok dinleyemedik..
Ama ben ilk kez giden biri olarak cok etkilendim..
Bir trıpodu da alarak özel bir vakit ayıracağız  buraya...



ama en cok ilgilimi çeken bu levhalar ve hikayesiydi...

Fatih sultan Mehmed şimdilerde yaşanılanları bilirmişcesine bu levhaları camıının içinde yaptırmış...ve öyle bir tasarlanmış ki kapılardan dışarı cıkarılamıyor..
Çıkarmaya çalışan İsmet İnönü yede iyi bir ders olmuşmudur acaba:)

birde dilek taşı denilen herkesin çevirmeye calıstığı meshur yerın hikayesi var...
o büyük sütunları makasa benzeyen zıvana aleti ile yerleştirilirmiş bu alet sütunu delerek kaldırırmış..tıpkı bir kıskaç gibi..
zıvanadan cıkmak deyimi de buradan geliyormuş..o büyük makasın bozulmasına yanii...

Diğer sütunlarda bu deliklerden niye yok sorusunu bizde sorduk sizinde aklınıza gelebılır aslında her sütunda var ancak coki yi kapatılmış..

oldukça yorulduğum 2 gün full gezdiğim bu haftasonundan aklımda kalanlar bunlar..Fotoğraf makınamında pilinin bitmeside cabası oldu benim isteksizliğimin üstüne..

Bir dahakine daha dolu gelirim karşınıza umarım...

Şimdiden Hayırlı cumalar....

Veee

Güzel bir haftasonu diliyorum,bol bol gezmelisinden....

15 Nisan 2010 Perşembe

okuYORUM..dinliYORUM..katılıYORUM...

sabahları işe gelirken radyodan sesli gazete dinlemek çok zevkli bir durum..o okusun siz dinleyin birde okula yaklaştıkça cızırtı olmasa ne güzel olur..
bugün alkışladığım yazılar..

http://www.taraf.com.tr/makale/10876.htm

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=973172&title=siz-istifa-degil-biat-edersiniz

13 Nisan 2010 Salı

Son Cemrede Düştü,Buraya Not Olsun....


Aşagıda ki bayramdan sonra bir de hiç görmediğimiz Emirgan ı bizde görelim dedik...


Her lalenin başında bir fotoğraf sevdalısı..


Laleler de yeşil halı üzerinde süzülmekte idi...


Güneşin de güzel yüzü ile bizlere öyle güzel kareler verdiler ki..


Tefekkür etmemek,şükretmemek elde değildi...


en güzelini en sona sakladım sanırım ,benim favorimsin kırmızı lale.....



Ayşe nin emirgan a vardığımızda aklı sadece yemek yemekteydi...
Allah ım bugünleri de görecekmiydim:))
Karnım acıktı diye mızırdadı,nerede kaldı benım sucuklu tostum diye garsona cattı...
patates kızartmaları ayranını tostunu arada annesının agzına verdiği etleri yedı bitirdi  ..
Hem de kendi başına!!



Anneler size sesleniyorum ....
Hem bir eğitimci hem de anne olarak..
Yemiyor mu bırakın sonra nasıl yemek diye size gelecek göreceksiniz:))


ama uykusuz bırakmayın...
yoksa bizim gibi koru yollarında kucağınızda taşırsınız 15 kiloyu:))
Anneannesi ve teyzesi sağolsun :)





Pembe köşkün üst tarafında bu parka bayıldım,cok orjinal oyuncaklar vardı ama o kadar kalabalıktı ve cocuklar bir o kadar sahipsiz zor korudum Ayşe yi...
Çocuklarımıza küçüklere sevgiyi ve saygıyı ve başkalarının haklarına da saygı göstermeyi öğretmeliyiz ...
Ağaç yaşken eğilir tabii unutmamak lazım..


Yine güzellikler ile bitireyim bu geceyi...

Sevgiler...