31 Ocak 2010 Pazar

bir kış masalı bizim ki...(1.gün)

Evliliğimizin 5. yılını doldurduk...
Bu yıl bir değişiklik yaparak maziyi  yad edelim dedik..

Balayımızı Ankara Asya Termalde geçirmiştik.Dönüşte de Abanta uğrayıp aşık olmuştuk buraya, sonunda geldik kavuştuk diyebilliriz aslında:))

Yol 5 yıl önce nasılsa yine aynıydı Bolu dağına çıkarken önümüzü göremeden sisler içinden geçtik..

Veee Abant yine aynı şekilde karşıladı bizi..Bembeyaz.... yer,gök,ağaçlar her yer beyaz ....

Ben çok seviyorum karı..bunu birkez daha anladım..

Bir bembeyaz sayfa daha açtık masal kitabımıza...

Nice nice 5 yıllara....



bir günde 145 fotoğraf olunca ayıklamak seçmek düzenlemek zor oluyor...

Ama en sevdiklerimi sizinle paylaşmak istiyorum...




Ayşe Sina bizimle gelmedi:(

son ana kadar kararsızdım hatta ona bir bavul bile hazırladım belki karar değiştiririm diye..Bronşit olmuştu ve yine birkaç gündür öksürüğü tekrar başladı birazda  o yüzden çekindim götürmeye...

Ama kendisi " anne ben sizinle tatile gelmeyi düşünmüyorum,anneannemde kalmayı düşünüyorum" deyince ısrar etmedim bende...

Ama her adımımızda onu andık.Ayşe olsaydı şimdi şöyle yapardık,şurada oynardı,öyleydi böyleydi derken onuda mutlaka buraya 1. gecede olsa getirme kararı aldık...evet itiraf ediyorum vicdanımızı böyle rahatlattık :))


İlk günümüze ait bu resimler..Saat 1 de vardık.Otelimize yerleştik,sonra attık kendimizi bu beyazlığa,yürüdük yürüdük,üşüdük üşüdük,acıktık acıktık bir sucuk ekmekçii bulduk yanında da çay ,ellerimizde ısıttık biraz ve devam ettik yürüyüşümüze..Ama soğuğa da bir yere kadar dayanabildik ve kendimizi sıcak otele atmak için sabırsızlandık her seferinde...

---------------------------------------------------------------------------------------------------------

(Yarın için süpriz bir etkinlik düzenliyoruz...bir pasta hazırlamam lazım..Bu aralar moda Karnı burnunda partileri..bizde yapalım dedik..)

Devam edecek bu  masal...

27 Ocak 2010 Çarşamba

Kocalar İçin Yapılası Yedi Dua...

Hatıra kutusunda bulunan  12 Şubat 2006 pazar tarihli bir gazete sayfasından...
30 Ocak 2005 anısına....geldi buraya...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------




Allahım,biliyorum ki Sen rahmetinle İbrahim'in tenini ateşe yaktırmadın.Bende İbrahim gibi sana teslim olmaya niyetlenmiş bir kulunum.Besbelli ki nefsimin Nemrutluğu ile İbrahim kadar başa çıkabilmiş değilim,görünen o ki kolayca başa çıkamayacağım.Nefsim,içimde sık sık inatçılığın ateşini körüklüyor,kalbimi kıskançlığın alevlerine savuruyor.Nasıl ki İbrahim Senden ateşi söndürmeni istememiş ama bu ateşin içinde kalarak kurtuluş istemişti.Elçin İbrahim biliyordu ki,Senin kendisine selamet vermen ateşin söndürülmesi şartına bağlı değildir.Rabbim,şimdi sana kulun ve elçin İbramin teslimiyeti adına yakarıyorum ki,beni,fıtratıma sonsuz hikmetinin gereğince yerleştirdiğin inatçılığımla ve kıskançlığımla bıraksan da,bu uygularımı benim ve eşim için "serin ve selametli"eyle.Kıskançlığın ve inatçılığın ortasından bizi mutluluğun ve sadakatin gül bahöelerine eriştir.İnatçılığımı evliliğimi yürütecek istikametli bir kararlılığa,kıskançlığımı evliliğimi koruyacak sağlam bir kalkana dönüştür...





Rabbim,biliyorum ki,Sen kudretinle Musa'nın asasının dokunduğu taşların bağrından billur sular akıttın.Ben de
musa gibi Seni suskunluğun çöllerinde aramaya çabalayan bir kulunum.Kulun ve elçin Musa'nın eline katı taşları yumuşatıp yaşlar döktüren bir asayı veriğin gibi,benim de bakışıma ve duruşuma eşimin kalbini yumuşatacak,dilindeki düğümleri açacak esrarı bahşet.Sen bana eşimin kalbinden şefkatın yumuşaklığını tattır,eşimin dilinden aşkın serinliğini taşır.Beni ve eşimi  anlayışsızlığın çölünden muhabbetin denizine eriştir.Beni ve eşimi kalbimin kıyılarına erişmekten alıkoyan nefis Firavununu kendi hırsının denizinde boğ.Bize çok şeye sahip olmakla mutlu olunacağını elkin eden,daha çok tüketmekle huzur bulunacağını haykıran tüketim sihirbazlarının yalanlarını kanaatkarlığımızın yutup yok etmesine izin ver...




Rabbim, görüyorum ki, Sen ölmüş yeryüzünü her bahar yeniden diriltiyorsun. Kudretinle, kurumuş kemikler gibi ağaçları çiçek çiçek tebessüm ettiriyorsun, yaprak yaprak urbalarla beziyorsun, meyvelerce hediyelerle sevindiriyorsun. Toprağa düşüp gözlerden uzak düşmüş tohumları yeniden gün yüzüne getiriyorsun. Sen bir baharı bir çiçeği yaratır gibi kolayca yarattığın gibi, eşimin getirdiği her gülden bir bahar tazeliğinde mutluluklar yarat bana, yüzümde bir gül gibi açtırdığın her gülücükten eşimin gönlüne gül bahçelerinin ıtırını yay. Yıllar geçtikçe üzerimize çöken puslu hazanların etkisiyle unutkanlığın rüzgârında savurup dağıttığımız inceliklerimizi, kalplerimizin kuytularında unutup karanlığa bıraktığımız muhabbet sözlerimizi tohumlar gibi filizlendir, çiçekler gibi süsle, yapraklar gibi tazeleştir, meyveler gibi tatlandır...




Rabbim, biliyorum ki, Sen rahmetinle İsa’ya(as) ölüleri diriltme mucizesi bahşettin. Kalpleri ölmüş ve inançları yozlaşmış bir toplumu ihya etmek için çürümüş tenlere tazelik bahşeden tecellilerini elçin ve kulun İsa(as) üzerinden gösterdiğin gibi, bana da eşimin aşkını canlandıracak bir aşk ver, dokunuşlarıma İsa’ya (as) bahşettiğin diriltici sırdan bahşet. Eşimi sevmek ve sevindirmek için çektiğim sancıları Hz. Meryem’in sancısı gibi bir İsa’ya (as) analık edecek bereketlere sebep eyle. Nefsimize uymakla heba ettiğimiz günlerimizi Seni anmakla yeniden ihya et. Gıybetle ve boş sözle yaktığımız sevaplarımızı, tövbe ve özrümüz sebebiyle bize iade et. Ettiğimiz kötülükleri içten pişmanlıkla Sana dönme vesilesi eyle de rahmetinin dokunuşuyla iyilikler olarak hesap et...




Allah’ım, bize öğrettiğin gibi, babamız Âdem’i (as) ve anamız Havva’yı cennetten şeytanın aldatmacalarına kandıkları için çıkardın. Elbette ki bu Senin takdirindir-hâşâ şeytanın keyfine bırakılmış bir iş değildir. Biliyoruz ki, bu sayede ancak hak edenler Senin yakınlığına kavuşacaktır, iyi ile kötü birbirinden ayrılacaktır. Cennetinden sabırsızlığımız yüzünden çıkarıldık, tembelliğimiz yüzünden de geri dönemiyoruz. Rabbim, beni ve eşimi de, bu dünyadan cennete dönmek için birbirini hayra kandıranlardan eyle. Sabırsızlığımız yüzünden bizi birbirimizden uzaklaştırma. Sabır ver bana ki, eşimi muhabbetimin ve şefkatimin cennetinde ağırlayayım. Tembellikten uzak tut beni ki, eşimi hiç sebepsiz sevindireyim, hiç karşılık beklemeden seveyim..




Rabbim, kalpleri birbirine ısındıran Sensin. İzzetinle ancak kendi muhabbetine sakladığın kalbimi, hikmetinle eşimin kalbine ısındırıyorsun. Senden emanet aldığımız kalplerimizi yine Sana teslim ediyoruz; kalplerimizi karartmamıza izin verme, kalplerimizden Seni sevmeye yollar aç. Birbirimize olan sevgimizi Seni sevmekle çoğalt. Beni ve eşimi Seni sevdiren ve Seninle sevinen bir sevgiyle donat...




Rabbim, Sen ki kulun ve elçin, her türlü sevgi ve muhabbetin sebebi ve vesilesi olan Muhammed’e (asm) kocası hakkında fısıltıyla konuşan kadının sesini işittiğini Kitabında açıkça söylüyorsun: ’’Muhakkak ki Allah… kadının sesini işitti.’’ Beni benim kendimi anladığımdan daha iyi anlayan yalnız Sensin; beni benim kendimi sevmemden önce seven Sensin. Eşim hakkında dile getiremediğim, dile getirmekten çekindiğim, yüreğimin odacıklarında tereddütle sakladığım ne kadar hayır dua varsa, Sen kabul et. Beni benim söylediğimden daha fazlasıyla ancak Sen anlarsın. Halim sana ayandır; dilimden gelen ancak bu eksik beyandır. Seni sevdiren ve Seninle sevinen bir sevgiyle donat...

                                                                                SENAİ DEMİRCİ




aramıza  bloglar girmiş,kaldırıp döneceğiz.....

Sevgiyle Kalın...



26 Ocak 2010 Salı

macera dolu nohuuut oda....

dün sakin geçti bize biraz hareket lazım dedik..

kahvaltımızı yaptık,çamaşırları makinaya attık ve cıktık dışarı...

güneş çıktı karlar erimeye başladı yinede "hadi kar atalım anne birbirimize" dedi attık biraz bindik arabamıza..

bugün annenin biraz kuaför işleri var,sonrada bir avm yapma planı ile yola koyulduk..
arabayı caddeye park ettim,üşendim otoparka gitmeyi birde Ayşeyi soğukta fazla yürütmek istemedim...

15 dk. sonra arabamız yerindedir inş ümidi ile dönerken arabanın yerinde baska arabalar buldum hahaha bizim araba doğurdumu nee:))

nerdeee çekmişler sağolsunlar sabahın körü ne zararı vardı 10 dk. durdu alt tarafı..
neyse evet suçluyum  park etmemem gerekiyordu sordum cektiler abla keske soyleseydın bıze dediler
- peki dedim ne yapılıyor şimdi? tepkime şaşırdılar beni tebrik ettiler
bu seferde ben şaşırdım ne yapacaktım kii ınsanlar görevini yapmış bağırıp cağırıp kendımı rezil etmenın bir faydası yok bu duruma..

bu arada Ayşe ağlamaklı oldu arabamız yok diye buluruz kızım telaşa mahal yok..

benim daha işim bitmedi bir kuaföre daha uğramam gerek madem arabada yok gideyim rahat rahat işimi halledeyim:)) fazlamı rahatım nee..

eşimi aradım haber verdim..
sonra beni durumdan kurtarabilecek tek kişi babama ulaştım..
ben bir polis kızıyım da..
hep bilirim böyle durumlarda genelde babamı arıyorlar bende bu hakkımı kullanayım bari değil mi :))

aslında babamın mesleği bana her zaman bir parça gurur vermiştir..
Ben afyon doğumluyum meslekten dolayı,annemle babam evlenır evlenmez afyona gitmişler.
polis lojmanlarında ben daha 4 yaşında iken anaokuluna büyük bir merakla göndermişler..
büyük ihtimalle anasınıfına derste uyuyormuşum,arada kalkıp gitmek istiyormuşum,birde öğretmene benim babam poliiss yaaa diye hava atıyormuşum.:)) altıma kaçırırmışım arada da..
yalnız komik olan polis lojmanında polis cocuklarının gittiği bir okulda bunu söylemem ,pek etkili olmuyordur herhalde...
öğretmen hadii yaa bak sen, felan diyordur kesin bana.....

bir keresinde de babamı bir arkadaşı arayıp çocuğunun okulunu değiştirmek istediğini yardım edip edemeyeceğini sordu babamda olur hallederiz felan  diyor konusmanın devamında bu okulun universite olduğu ortaya cıktıgında o kadar cok gülmüştük ki babama... - baba bende boğaziçine gecmek istiyorum lütfen ..diye takılmıştık..

nerden nereye geldim değil mi..
babam sağolsun buldu arabanın hangi otoparka cekildiğini..
işim bitince minibüse bindik,otoparka gittik...bu arada ayşe çok komikti ben onlara kızıcam annee,niye bizim arabamızı cekmişler diye söylenip durdu..
aldık arabayı tabii saat geç oldu Ayşe uykum geldi karnım acıktı demeye başladı bizde eve döndük,
hadi biraz daha kar atalım birbirimize dedik evde kızıma acılı bir tarhana ve greyfurt-limon-mandalina-portakal dan oluşan birde meyve suyu yaptım sonra uyudu..

 bende biraz eşlik ettim,kitabımı okudum,sonra yine mutfağıma döndüm bugünün menüsü ekşili köfteyi hazırlamak üzere..
Ayşe kızım yine yetişti annesinin yardımına,nasılda güzel yaptı minik elleri ile...


yemeğimizi hazırladık babayı beklerken geç geleceğini öğrendik,
sebep arabasının camı kırılmış
haydaaaa!!!!
bugün birşey var bizim üstümüzde...

bu yazıyı okuyanlar birde bizi okuyup üfleyin.....

not: makarnanın tarıfıne buyrun buradan ulaşabilirsiniz..

25 Ocak 2010 Pazartesi

evimin hanımı,çocuğumun annesi,mutfağımın aşsısı...bir günün anotomisi....

Ne uzun bir başlık oldu böyle..

Evvettt tatil başladı.Ayşe Sina ile evde birgün,heryer bembeyaz ve soğuk..

Sabahtan başladı hadi dışarı çıkalımlar ama kar  o kadar az ki oyun oynamaya yok belli ama bizimki anlarmı   " ben sana göstericem anneee nerde olduklarını " diyor başka birşey demiyor..

kahvaltı yaptık,kendine bir oyun kurdu ben evi toparlarken ...

ama sıkılınca yine başladı hadiiiii ler...

hadi bakalım faaliyet yapalım dedim...



Veee sonuç mini bir sergi:))

Uzun küçük kas çalışmalarının sonunda bir greyfurt-portakal suyunu ve uykuyu haketti...

oohhhh şimdi rahat rahat oturup nette gezebilirim dedim şöyle bir dışarıya baktım ki bu manzara ile karşılaştım..

orada köşede duran  birşeyler vardı birileri ateşe vermiş sanırım...ne çabukda müdahale edilmiş şaşırdım gerçekten...

Ayşe uyurken ben en iyisi yemeklerimi yapayım dedim ,bu arada bunlarla birşeyler yapsammı ki diye düşündüm sadece fotoğrafını çekmeye karar verdim:)


pırasalarımı çıkardım,çin işkencesi uygulayarak  doğradım.Ama ben böyle seviyorum.Eşim hiç yemezmiş benimde pek aram yoktu bilmezdim ilk evlendiğimizde pek  klasık sebze yemekleri yapmayı... ben sebzeleri minik doğramayı severim genelde,tahtasız hayatta doğrayamam hiöbirşeyi, pırasayıda bu şekilde doğrayıp biber salçalı,ve bol limonlu yapıyorum ve eşim  artık çok seviyor ama sadece benim yaptığımı:))
Ayşe Sina da hiç zorlanmadan yiyebiliyor canım  benim "acı birazcık" diyor ama yinede götürüyor....

bu arada seramik bıçak tavsiye edilir efendim...



manzara eşliğinde sosisli makarnayı nihayet yapıyordum ki uyandı yetişti evin kızı annesinin yardımına...


sonra artık kızıma verdiğim sözü tutmalıyım diyerek 2 kat corap,4 kat üst,bere,eldiven,atkı, eşliğinde çıktık...




sonuç: donduk ...ellerim acıyoo diyerek ağlamaya başladı biraz kar aldık ve evimize döndük..

bu arada ilk yağdığı gece dışarıdaydık ve ona kar attım diye ağladı sonra anlattım ve bırazda uygulama ile anladı sonrada "çok komikmiş anne kartopu oynamak dimiii:)) "diyor her camdan baktığında..




bunlardan sonrada babası geldii / kardan adamları  ve kardan dorası eridi diye ağladı / sonra yemek yedik / calliou izledi / babası ile oynadı / biraz babaanneye gidildi / halası ile bozuşup eve dönüldü / babası öptü diye ağladı / domuz gribi var beni öpme demedimmi sana " lafı öğretildiği için yine pişman olundu:) / vee artık uyuyor......

yazarken bile yoruldum ve yarın yine böyle birgün beni bekliyor hazırmısınız:)))
ben hazırım.....Seviyorum seni huysuz ama tatlı tarçınım benim...




Günün lafı: Çok saçma konuşuyorsun anneee!!!!

hadi yaa gerçektenmi diye düşünüyor insan...

24 Ocak 2010 Pazar

kuş gibi hafifim ama nereye uçacağımı bilmiyorum:))

merhabalar efendim...

son derece hafiflemiş biri olarak karşınızdayım..

bir dönem geldi geçti,göz açıp kapayıncaya kadar..zaman nasıl birşey hiç anlamıyoruz yeni bir aya başlıyoruz bir bakmışız ayın sonu gelmiş bile...

bir çocuk doğuyor ilk zamanlar zahmet çekiyoruz ama bir bakmışız 3 koca yıl geçmiş,karne alıyor,ve siz karnesini beğenmiyorsunuz:))

evet benim bıdık karne aldı karne töreninde pek bir şaşkındı bu kızın kesin sosyal fobisi var..


bu hafta o kadar yoğun geçti ki..Öğrenciler karne alacak karne günü için program hazırlandı,sahne süslemesiydi,veli davetiyesiydi,çocuklara verilecek hediyeler,şu ayrıntı bu ayrıntı derken geldi geçti ama birde bana sorun...
perşembe gecesi gözüme uyku girmedi bana ne oluyorsa hiç böyle değildim ben sorumluluk artınca demek böyle oluyormuş eski müdürümün ahına mı geldim nedir:))
gece 4 de ancak uyudum house izledim,cold case izledim bölümlerde bir heyecanlıydı ki sormayın gözlerim iyice açıldı uykum gelsin diye açtığım tv nın karşısında..

Neyse ki bitti geçti,veliler memnun ayrıldı..onlar memnunsa tamamdır..

ne diyordum: benim tarçın kız da karne aldı..
küçük bir şarkı söylediler ama benım ki söyledimi? ıı ıhhh...
beni farkedince dondu kaldı sırıtıyor bana sankı benı 2 saat once görmemiş...
karneyi hiç sormayın oda ayrı bir konu ama kızımla ilgili değil öğretmenimizle ilgili olduğunu düşünüyorum..

okul öncesi çocukların karneleri benim bildiğim kadarı ile çok ciddi doldurulmaz yanii gerçekler o karneye yansıtılmaz,ben böyle gördüm çalışma hayatım boyunca,veli ie sıkıntılı bir durumu varsa özel olarak görüşülür..velininde onayı alınmış konular varsa karneye yansıtılabilir ki oda çocuğa davranış kazandırma adına olmalıdır...

görüyorsunuz değilmi nasıl sinir bozucu bir veli olmusum ,ama bu son hafta o kadar çok canımı sıkan durum oldu ki okul ile ilgili,seneye okul değiştirme kararı aldım bu son haftada kesin olarak...




bu hafta evdeyim,bugün yine bir doğumgünü partisindeydik...
bu havada cesaret ederek çıktım ama az kalsın mahsur kalacaktım,azıcık korkarak döndüm eve,kaymaktan çok korkuyorum,yağmurlu havada bile..hele virajlar..Allah korusun Ayşede olduğu için çok temkinli davranmaya çalışıyorum..

elimde pazartesi,salı ve çarşamba var şu an bu 3 günü nasıl değerlendirsem acaba,davet etmek istediğim arkadaşlarım var,gitmek görüşmek istediğim dostlar var ama vaktim sınırlı..bakalım gelişmelerden haberdar ederm sizi artık...
-----------------------------------------------------------------------------------------------------




blogunu severek takip ettiğim nays T!ng  bana bu ödülü vermiş 2. kez aldım ,çok mutlu oldum...
çok teşekkürler...

birde mimim var aslında Mutluluk avucumda dan,hazır başlamışken bende onu aradan çıkarsam fena olmayacak hadi bakalım başlayalım...

1.Şu an okumakta olduğunuz kitap ve kısaca konusu. Pinhan-Elif Şafak / henüz 2 sayfası okundu...
2.En son aldığınız kitap - karga medyadan sipariş ettiklerim sayılırmı :)
3.Şimdiye kadar aldığınız kitaplar içinde en sevdiğiniz - karar veremedim ama...
4.Bir türlü bitiremediğiniz ,bitirsenizde sizi illallah ettiren kitaplar - kişisel gelişim kitapları (sümeyye sana katılıyorum)
5.Elinizdeki kitap bitince okumayı düşündüğünüz kitap ; Hz.Aişe...


hepinize mutlu bembeyaz bir pazar tatili diliyorum...

21 Ocak 2010 Perşembe

seviyor,sevmiyor,seviyooor....

Pazar akşamı doğumgünümü bu yakışıklı ile kutladım:)


Ayşe Sina'nın kuzeni,halasının oğlu,süt kardeşi,şimdilik tek rakibi,Tek torunken Ali Kerem geldi pabuç yerinde ama yinede çekemiyoruz bazen...şimdilerde daha iyi ilk zamanlar bayağı bir hırpaladı kuzucuğu...
o da o kadar nazik hassas bir delikanlı ki hiiç Ayşeye cekmemiş:))


Ayşe  :  anne ben böyle parmağımı batırayım pastaya sende çek olur mu???
olduuuu:)


ikram soframızdan kareler...


bu doğumgünü kimindi acaba... -Ali keremin mi :))


veee hediye zamanı....Ayşe nin hediyesii


bu da annesinin ki ... kuzucuğa bir bornooz sütannesinden:))

 
al bakalım sana aldım Ali Keyem ..( her an geri alıcakmış gibi veriyor farkettiniz mi:))



sayfamın sol üst köşesinde duran kurbacığın marifeti bu cici hediye...gecenin en ilgi çeken hediyesi oldu söyliyeyim şiddetle tavsiye edilir...




hediye açıcı her doğum gününe lazım:)) itina ile paketleriniz açılır analiz edilir....başvuru için beni arayın hemen gönderelim :)))

----------------------------------------------------------------------------------

Velhasıl böyle bir doğumgünüydü maaile herkes oradaydı...
Ayşe müthiş huysuzdu annesi onun karın agrısını o kadar iyi biliyordu kiiii....
çünkü o da bir zamanlar başkalarının doğumgünlerini çok kıssskanırmış.
çocukluk işte
bilmiyorum nedenini,ama bu huyu bana çekmiş sanırım...


birkaç ayrıntı daha ....


19 Ocak 2010 Salı

her pazar yapsak olmaz mı ....

pazar günü sabah erkenden Ayşe Sina anneanneye bırakılır süpriz paket olarak:)
ve yollara düşülür...
beykoz korusunda sıcacık bir kahvaltı...
hava buz gibi ama sahile kadar bir yürüyüş...
doyamayıp birazda daha birlikte olma isteği ile birde alışveriş avm yapılır...
tekrar ne yapsakda buluşsak planları ile ayrılınır...



Geriye bu kareler kalır....

18 Ocak 2010 Pazartesi

deli veli, 49 -50....

Dolu dolu bir hafta sonundan size YEDİ RENK ANADOLU programından kareler getirdim.

Ben anaokulu öğretmeniyim belki daha önce bahsetmiş olabilirim ama bu yıl itibari ile yöneticilik yapıyorum. Eşimin kardeşide benımle aynı meslekte ve bu cumartesi programları vardı,meslekte ılk yılı olmasından dolayı heyecanlı tabıı...

Gittik katıldık çok hoş hazırlanılmış emek verılmiş bır etkinlikti...hele minikler sahnede her zamanki gibi heyecanlı,kaprisli,şaşkın,kimi çok özgüvenli,kimi çekingen ama onların hataları o dev sahnede kımseyı rahatsız etmedi,aksine güldük eğlendik...

Girişte her öğretmenin hazırlamış olduğu bölgenin standı ve o bölgeye özel yiyecekler..
o standları kaç kere turladım bilemiyorum ama tek aklımda kalan, kuru patlıcan dolmasııı Seni çok Seviyorummmm:))







İzleyenler bilmez orada ne kadar yorgunluk,emek,çaba,endişe,heyecan vardır..
İzlenir hatta cocugunun gösterisi bitti ise hemen gitmek istenir..Ahh ahh veli kısmı insana çok çektirir:))
Ben bilirim ama artık bende bir veliyim...ve galiba velilik bunu gerektirir!
( ne kafıye amanın şiire mi başlasam:))

Emek veren tüm öğretmenlerin yüreğine,ellerine sağlık...

16 Ocak 2010 Cumartesi

SÖNDÜR TEK NEFESLE...İYİ Kİ DOĞDUM..

yarın benım doğumgünüm....17 ocak 198....   (sizce kaçtır)
şimdiden söylüyorum bunrdan öte bir adım daha gitmem:))
tamamdır yaş miladımı burda sonlandırıyorum..
yarın inşallah bizim için güzel bir gün olacak..
sabah kahvaltı var dostlarla..
akşamda henüz 1 yaşını doldurmuş olan Ali Keremi'in doğumgünü ...birlikte kutlayacağız ne güzel 1 şeklinde bir pasta VE  ben :))

size güzel kareler ve anılarla dönmeyi planlıyorum...

İYİ PAZARLAR HEPİNİZE...

hehehe bu da ben mumlara dikkat:))

15 Ocak 2010 Cuma

bir bu eksikti..





Grip oldu demiştim yaa öyle değilmiş....bugün doktora götürmekten bile vazgeçicektim iyileştiğini düşünmüştük atesi düşmüştü keyfi yerindeydi...

Ama akşam çok tatlıydııı size bu yıl cici  olacak demiştim yaaa " anneciğim anneciğim" diye biten cümleler kurup durdu.Kedi gibi miyavlar gibi " bir tane daha faaliyet yapalımmı anneciğim"...

baktım bir ara ateşi mi var  halüsilasyon felan görüyor sandım....noluyoruz alışkın değilim ben böyle kediye nerede benim yavru panterim dedim :))


grip aşılarından sonra fobisi oldu doktora karşı...hastaneye  geldiğimizi anlayınca ağlamaya başladı "benım uykum var uykum geldıııı annneee" doktora gitmeye engel bir durummuş gibi...

Hamza beyın odasına zor girdi,kilona boyuna bakacağız,sana şeker verecek,aşı yok,cemile nasıl yapıyordu hadiii kızım derken kandırdık şükür...

klasık muayene sırasında ben hala herhalde grıp oldu bugun ıyi aslında dıye ahkam keserken
şoookkkk oldum doktorumuz kötüü bronşit olmuş demezmiiii !!  nasıl yanii bronşitmi diye kaldım..

2 gün öncesinde canavar gibiiydi burnu bile akmıyordu nasıl olur kii..
olmuş işte hemde bayağı ciddi,
acile gittik hava verdiler ventolinli 10 dak.( hava verilirken cok akıllı durdu hatta kendını aynada ızlemek ıstedı meraklı bücür)
döndük yine dinledi biraz daha iyi olmuş açılmış enjeksiyon verecekti yok dedim şurubu seviyoruz ..
2-3 gun içinde daha iyi olmazsa bakalım igneye dönecek sanırım..



şimdi ciddi öksürük krizleri var tuttumu istifra etmeden bitmeyenlerden...

hiç anlamıyorum yün atlet sırtından cıkmaz,yemesi içmesi meyvesuyu pekmezi hiçbirşeyi atlanmaz,arabadan eve,evden araba sokak görmez,
bir iki oda ılık havada yaptığımız park gezisinden mi ki arı mayaa  sen söyle bizimde kolumuz kırıldı yanii artık:(((


bir çocuğa bakamadık anlayacağınız bronşit yaptık,formülünü bilmiyorum ama yapmışız valla bravoo bize...


morelim bozuk,keyfim kaçık....

işim çok,kafamı toplayamıyorum,canım yapmak istemiyor hiçbirşey..

önümüzdeki hafta cumayı dört gözle bekliyorum..1 hafta tatil yapacağım inşallah..

Ayşe'nin de o zamana kadar iyileşmesi için dua ediyorum..

12 Ocak 2010 Salı

sıcak sıcak yahşi batııı...

Ayyy  niye böyle şeyler yapıyorsun bu kadar da olmaz benim için sinema salonu kapatmış bakarmısınız biliyorum seviyorsunda yok artık :))
insan bu kadarmı ince olur : P

:)))) yok yok şaka şaka oyle değilde onun gibi birşey hatta alışveriş merkezini kapatmış bile diyebilirim bu akşam...

düşünün....
kocaman ışıl ışıl bir AVM
arabanızı park ediyorsunuz en fazla 5 araba var..
merdivenler bomboş,
mağazalar boş ( pek fazla da yok zaten) onlarıda alışveriş yapmayayım diye kapattırmıştır belki:)))
yeme içme katı boş ...
sinema salonu evet en önemli yere geldik sinema salonuu BOŞŞŞ...
SADECE BİZ ......
karnımızda actı iş çıkışı malum aldık durumleri yınede  cantama saklıyorum bırde ıcerıye yıyecek sokmak yasak yaa,kim rahatsız olacaksa...ben rahatsız olmadım sordum yanımdaki beye yiyebilirmiyim tabıı tabıı bende yıyecektım zaten dedı :)) afiyet olsun ohhh
beeey ayaklarınıda uzat ıstersen cekınme:))

bunu hemen romantık bir fılmde tekrarlayalım lütfennn.....

merak ettiyseniz ve sizde böyle bir AVM ve sinema gecesi hayal ediyorsanız ATLANTİS AVM buyrun efendim..şahsa özel...hizmetinizde...



ve gelelim sana ...cıxxx olmamış beğenmedim,izleyen herkes küfürlerden şikayetçiydi,o kadar rahatsız etmedı benı ..bu konuda okudugum bır yoruma katılıyorum sankı turk halkı hiiç küfür etmez...
fılmın durağanlığı sıktı beni,bir hareket yok enerji yoktu sanki..her filmini merakla beklerim giderim buda öyle olumsuz eleştirilere rağmen gittim...
gerçekten kötü:(
çinde ki  maceralar iyi olur inşallah...
bekliyoruz yinede

filmde en çok neye şaşırdım biliyormusunuz
Uğur Polat


                    koptuuum cook şaşırdım hiç böyle bir rolde izlememiştim,karizma gittiiii:)
 ayrıca cmylmz ın dokunduğu bir kaç  yer daha vardı biri küçük apaçi kız ,son zamanlarda coşkulu bir şekilde şiir okuyan yada marşımızı okuyan çocuklar...diğerini tam olarak anlayamadım ama inşallah düşündüğüm şekilde de değildir..
                             iyisi ile kötüsü ile emeğe saygı yinede...gidin aklınızda kalmasın..
                                                                  sırada avatar var ....
--------------------------------------------------------------------------------------------------

             bu arada benim bıdık  hastalandı sanırım grip ama öksürüğüde var gözleri sulu sulu ....,
ne zaman içimden geçirsem söylemiyorum bile sadece düşünüyorum masallah iyi gidiyor hastalanmadı desem kilosu göbüşü hoşuma gitse böyle hastalanıyor.Olacağı vardır belki ama nazar değdiriyorum galiba benim nazarım değmez derim hep ama değiyormu nedir??

sizde dikkat  edin kendinize...
görüşmek üzere...

11 Ocak 2010 Pazartesi

aşure ayı bitmeden...karar verdim:))


aşurelerimizi kızımla birlikte komşularımıza dağıttık,her gittiği evden bir çikolata ile dönünce bugünün bayram olduğuna karar vermiş:)

kelime çantamızın yeni incisi KARAR VERDİM ANNE...ben bunu izlemeye karar verdim,şunugiymeye karar verdim,küsmeye karar verdim..


bu da bizim bıdığın kartıymış...

- ne yaptın kızım nedir bu?

- nuh tufanı anneee

bu bile yetti bana başka birşey anlatmasına gerek yok,  annesi onu aşureye katar yer artık:)



hadi bakalım ben gitmeye karar verdim,çünkü tarçın hanım faaliyet yapmaya karar vermiş esas mercii o malummm.....

güzel bir hafta dilerim hepinize,bu hafta ben bir yahşi batı birde avatar görüp geleceğim eksik kalmamalıyım maazallah:))

Dİpnot: önlüğü elif halasının doğumgünü hediyesi...teşekkür edelim buradan da tekrar eyif halaya..

10 Ocak 2010 Pazar

ışığınız bol olsun...


2 adet gün ışığım var...hemen sizede göstereyim herkesin olurda benim olmazmı aaaa zaten kıskanmaya başlamıştım:))

biri kırlangıç hikayesi diğeride esra ve ys...Teşekkür ediyorum,bulutlu pazar günü benim için aydınlandı:)
bende hemen 12 kişi ile paylaşmalıyım bu ışığı... bu sayı bana yetmez amaaaa biliyorum ki kısa sürede herkese ulaşacaktır..

çatı katı
mutluluk avucumda
fotoğraf penceremden
egemenli hayat
kelebek gibi
mutlu cocuklar
b happy
ghanıma
bır guzel cıft
iremin günlüğü
turkuaz esarp
sevecen

herkeseee iyi pazarlar......

7 Ocak 2010 Perşembe

cafe crown arasııı

teyzesiyle yaptığımız bir haftasonu kahvaltımızdan..






bu ara çok sevıyor boyle poz vermeyi..  kızgın,sinirli..
ayşe mimiklerini iyi kullanır bebekliginden beri şaşkın,korkmuş,mutlu,üzgün..
hepsini söylerdik oda öyle poz verirdi...
altın top işte:)))






hafta sonuna kadar bir ara veriyorum.tıkandım:)

sevgiyle kalın...

6 Ocak 2010 Çarşamba

denenmesi gereken lezzetler ve tarihte bugün..

bir ara bir yoğunluğum vardı da o yoğunluğun arasına birde bunları sıkıştırmıştım brova bana nasılda yapmışım.
şimdi hiç işim yokken lezzet günü sıramızda hazır kek götürdüm bundan nasıl bir sonuç çıkarırız şimdi
"tabiat boşluk sevmez" böyle rezil olursun hiiç çalışan anneyim ayaklarına da yatma! burda sana kimse inanmaz...

şimdi böyle eski tariflerle idare edeceğiz başka çare yok...


ben bu pastayı çok sevdim,herkesede tavsiye ediyorum yapımı kolay tadı leziz...sunumu size kalmış...
eski tarif defterimde vardı ama üst kreması daha farklıydı portakal agacında da benzer tarif var deneyince bunu daha cok sevdim ama yinede kremasında sorun yaşıyorum..

malzemeler:
krema için
2 bardak süt
6 y.kaşığı şeker
3 y.kaşığı un
1 t.kaşığı nescafe
1 yumurta sarısı
1 poşet krem şanti


iç krema
2 paket biskrem
1 poşer krem şanti
1 bardak süt
ceviz içi
birazda bebe bisküvisi


hazır pastataban kullandım 3 katlı ile de hoş oluyor hazır pastane pastasına benziyor..
tabii onun için iç kremayı biraz çoğaltmak lazım..


tadına bakanlar bu tanıdık bir tat diyorlar dilimin ucunda ama cıxxx bulamıyorlar...söyleyince evveett tabii yaaa...oluyor genelde.





buda daha önce Ayşe Sina için yaptığım bir deneme..kış dondurması tam miniklere göre ..
zeten bir bebek sitesinden bulmuştum eklemiştim ama şimdi bulamıyorum bilen gören varsa bana haber versin wanted!

malzemeler
muz
bitter ve sütlü çikolata
fındık,badem,ceviz,fıstık size kalmış..

püf noktası muzları çubuklara takınca buzlukta bekletiyoruz bir saat kadar
bu arada cıkolataları erityoruz benmari usulü,sonra hızlıca muzları batırıp buluyoruz 
sonlara doğru benim çikolatam donmaya buzluktan çıkan muzlarda erimeye başlamıştı sıkıntı oldu dikkat derim..



Not:şimdi farkettim tarif yazmayı sevmiyorum..yoruldum yazarken ne zor işmiş yemek bloglarını birkere daha buradan tebrik ediyorum,herkes işini yapmalı sanırım


-----------------------------------------------------------------------------------------
ve yine bir tarihte bugün...2008  6 ocak...

Ayşedeki garipliği bakalım farkedebilecekmisiniz:))



meraklı fındık faresi...

 


sevgiler hepinize...