Cuma günü kahvaltıdan sonra eşim beni biraz yalnız bıraktı bende o saati kitap okuyarak ve blogları gezerek ve birazda ayrıntıları fotolayarak değerlendirdim...Pinhan okuyorum bu ara ilk başlarda sıkılmıştım ama devam ettikçe çok hoşuma gitti...
bunlarda odadan ayrıntılar,yaprak desenıne fena takılınmış,her yer yaprak:)
eşim gelince kendimizi yine attık karlara,gölün etrafında bu sefer aracımızla bir tur atalım dedik,tekerleklerine zincirleri takan eşim büyük bir merak ve hevesle şoför koltuğuna geçti...
gördüğümüz her güzellikte arabayı durduruk..2 amatör ruh sırayla bu güzellikleri yansıtmaya çalıştık...
göl yoktu aslında onun yerine kocaman bir beyazlık bulunuyordu..
çatılardan sarkan buzlara kimse dokunmuyor,biz acaba neden almıyorlar ki diye bayağı bir kafa yorduk kırılır birine zarar verir diye endişe ettik ama sanırım kimse bu doğal güzelliği bozmak istemiyor...
kaldığımız otelın her ıkı tarafından da ıstedıgınız gıbı yararlanabılıyorsunuz,bu politikaları hoşumuza gitti..ama içecek durumu biraz can sıkıcıydı bir bardak su 3 tl...yok artık... dedirtti bize...
otelde mudurnu köşesi oluşturmuşlar,baharda ılk durağımız olacağı kesinleşen bir mekan...mudurnu,sünnet gölü...yedigölller...
bu molanın ardından ben iyice üşüdüm ve otele geri döndük ama tekrar daha sıkı giyinip birazda kar topuu oynayalım istedik..birde kardan adam yaptık...
evet bu botlar olmasa ben ne yapardım:) eşim için yol açıcı görevi bile yaptım bu sayede:)) dizime kadar olan karları bir çırpıda yıkıp yollar actım,nasıl fedakar bir eşim değilmi:)))
ve son akşam yemeğimiz...ve son gecemizdi...
ben şimdi durup durup pc nın başında bu resimlere bakar bakar dururum takiii yeni bir geziye kadar:))
Hatmi Çiçeği
5 saat önce







