aşktan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşktan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2011 Cumartesi

aklıma düştü işte...

Çocuklar uykuda..

Sende..

Çekmeceleri karıştırıyorum eski anılara,notlara sakladıgım ajandalara bakıyorum..Eski demeye dilim varmıyor aslında..

bak şimdi  neler geldi aklıma..
hani kızım sordu ya babamı nasıl seçtin diye...

Ben seçmedim.."O" bizi seçti..Baban benim duamdı..bende onun duası..
Bizim dularımız kabul olmuştu birleştiğimizde...

6 yıl oldu ama bizim için herşey ilk günkü gibi..biz hala aynı heyecanı taşıyoruz biliyorum..
İnsanın eşi sadece eş,koca değilmiş aslında ...
Sen benim biraz annem biraz babam hem arkadasım hem sırdaşım biraz çocugum ama çokça aşık oldugum sevdiğim adamsın...
Sen benim herşeyimsin....

evet özel şeyler yapmadık belki bu günde bana süprizler yapmadın hediyeler almadın ama biliyorum ki sen benim için hergün şükrediyorsun ben de senin için..İşte bu herşeyden özel güzel ..

Beni bu kadar çok sevdiğin için sana teşekkür etmek istedim..İçimden geldi desem güleceksin biliyorum..bu yıl ki hediyem bu olsun geç oldu ama:) Anca işte ne yaparsın çoluklu çocuklu olunca tamda istediğimiz gibi değil mi?....


belki babam gibi şiirler yazamıyorsun çiçekler almıyorsun bana.. ama bak o bize neler yazmış...

Gözlerin parlıyor güneşin Denize vurduğu parıltı gibi..
Ümitle koştuğun sevgiliyi anlatırken..
Laleler selam duruyor adeta sevginize..
Canlanmış bütün güller,saygıyla eğilmişler
Allah a secde eder gibi
Narin bir sıra oluşturmuşlar sanki...

2 Şubat 2010 Salı

bir kış masalı (2.gün)

Cuma günü kahvaltıdan sonra eşim beni biraz yalnız bıraktı bende  o saati kitap okuyarak ve blogları gezerek ve birazda ayrıntıları fotolayarak değerlendirdim...Pinhan okuyorum bu ara ilk başlarda sıkılmıştım ama devam ettikçe çok hoşuma gitti...



bunlarda odadan ayrıntılar,yaprak desenıne fena takılınmış,her yer yaprak:)





eşim gelince kendimizi yine attık karlara,gölün etrafında bu sefer aracımızla bir tur atalım dedik,tekerleklerine zincirleri takan eşim büyük bir merak ve hevesle şoför koltuğuna geçti...


gördüğümüz her güzellikte arabayı durduruk..2 amatör ruh  sırayla bu güzellikleri yansıtmaya çalıştık...



göl yoktu aslında onun yerine kocaman bir beyazlık bulunuyordu..


çatılardan sarkan buzlara kimse dokunmuyor,biz acaba neden almıyorlar ki diye bayağı bir kafa yorduk kırılır birine zarar verir diye endişe ettik ama sanırım kimse bu doğal güzelliği bozmak istemiyor...

kaldığımız otelın her ıkı tarafından da ıstedıgınız gıbı yararlanabılıyorsunuz,bu politikaları hoşumuza gitti..ama içecek durumu biraz can sıkıcıydı bir bardak su 3 tl...yok artık...  dedirtti bize...

otelde mudurnu köşesi oluşturmuşlar,baharda ılk durağımız olacağı kesinleşen  bir mekan...mudurnu,sünnet gölü...yedigölller...



bu molanın ardından ben iyice üşüdüm ve otele geri döndük ama tekrar daha sıkı giyinip birazda kar topuu oynayalım istedik..birde kardan adam yaptık...



evet bu botlar olmasa ben ne yapardım:)  eşim için yol açıcı görevi bile yaptım bu sayede:)) dizime kadar olan karları bir çırpıda yıkıp yollar actım,nasıl fedakar bir eşim değilmi:)))

ve son akşam yemeğimiz...ve son gecemizdi...

ben şimdi durup durup pc nın başında bu resimlere bakar bakar dururum takiii yeni bir geziye kadar:))

27 Ocak 2010 Çarşamba

Kocalar İçin Yapılası Yedi Dua...

Hatıra kutusunda bulunan  12 Şubat 2006 pazar tarihli bir gazete sayfasından...
30 Ocak 2005 anısına....geldi buraya...
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------




Allahım,biliyorum ki Sen rahmetinle İbrahim'in tenini ateşe yaktırmadın.Bende İbrahim gibi sana teslim olmaya niyetlenmiş bir kulunum.Besbelli ki nefsimin Nemrutluğu ile İbrahim kadar başa çıkabilmiş değilim,görünen o ki kolayca başa çıkamayacağım.Nefsim,içimde sık sık inatçılığın ateşini körüklüyor,kalbimi kıskançlığın alevlerine savuruyor.Nasıl ki İbrahim Senden ateşi söndürmeni istememiş ama bu ateşin içinde kalarak kurtuluş istemişti.Elçin İbrahim biliyordu ki,Senin kendisine selamet vermen ateşin söndürülmesi şartına bağlı değildir.Rabbim,şimdi sana kulun ve elçin İbramin teslimiyeti adına yakarıyorum ki,beni,fıtratıma sonsuz hikmetinin gereğince yerleştirdiğin inatçılığımla ve kıskançlığımla bıraksan da,bu uygularımı benim ve eşim için "serin ve selametli"eyle.Kıskançlığın ve inatçılığın ortasından bizi mutluluğun ve sadakatin gül bahöelerine eriştir.İnatçılığımı evliliğimi yürütecek istikametli bir kararlılığa,kıskançlığımı evliliğimi koruyacak sağlam bir kalkana dönüştür...





Rabbim,biliyorum ki,Sen kudretinle Musa'nın asasının dokunduğu taşların bağrından billur sular akıttın.Ben de
musa gibi Seni suskunluğun çöllerinde aramaya çabalayan bir kulunum.Kulun ve elçin Musa'nın eline katı taşları yumuşatıp yaşlar döktüren bir asayı veriğin gibi,benim de bakışıma ve duruşuma eşimin kalbini yumuşatacak,dilindeki düğümleri açacak esrarı bahşet.Sen bana eşimin kalbinden şefkatın yumuşaklığını tattır,eşimin dilinden aşkın serinliğini taşır.Beni ve eşimi  anlayışsızlığın çölünden muhabbetin denizine eriştir.Beni ve eşimi kalbimin kıyılarına erişmekten alıkoyan nefis Firavununu kendi hırsının denizinde boğ.Bize çok şeye sahip olmakla mutlu olunacağını elkin eden,daha çok tüketmekle huzur bulunacağını haykıran tüketim sihirbazlarının yalanlarını kanaatkarlığımızın yutup yok etmesine izin ver...




Rabbim, görüyorum ki, Sen ölmüş yeryüzünü her bahar yeniden diriltiyorsun. Kudretinle, kurumuş kemikler gibi ağaçları çiçek çiçek tebessüm ettiriyorsun, yaprak yaprak urbalarla beziyorsun, meyvelerce hediyelerle sevindiriyorsun. Toprağa düşüp gözlerden uzak düşmüş tohumları yeniden gün yüzüne getiriyorsun. Sen bir baharı bir çiçeği yaratır gibi kolayca yarattığın gibi, eşimin getirdiği her gülden bir bahar tazeliğinde mutluluklar yarat bana, yüzümde bir gül gibi açtırdığın her gülücükten eşimin gönlüne gül bahçelerinin ıtırını yay. Yıllar geçtikçe üzerimize çöken puslu hazanların etkisiyle unutkanlığın rüzgârında savurup dağıttığımız inceliklerimizi, kalplerimizin kuytularında unutup karanlığa bıraktığımız muhabbet sözlerimizi tohumlar gibi filizlendir, çiçekler gibi süsle, yapraklar gibi tazeleştir, meyveler gibi tatlandır...




Rabbim, biliyorum ki, Sen rahmetinle İsa’ya(as) ölüleri diriltme mucizesi bahşettin. Kalpleri ölmüş ve inançları yozlaşmış bir toplumu ihya etmek için çürümüş tenlere tazelik bahşeden tecellilerini elçin ve kulun İsa(as) üzerinden gösterdiğin gibi, bana da eşimin aşkını canlandıracak bir aşk ver, dokunuşlarıma İsa’ya (as) bahşettiğin diriltici sırdan bahşet. Eşimi sevmek ve sevindirmek için çektiğim sancıları Hz. Meryem’in sancısı gibi bir İsa’ya (as) analık edecek bereketlere sebep eyle. Nefsimize uymakla heba ettiğimiz günlerimizi Seni anmakla yeniden ihya et. Gıybetle ve boş sözle yaktığımız sevaplarımızı, tövbe ve özrümüz sebebiyle bize iade et. Ettiğimiz kötülükleri içten pişmanlıkla Sana dönme vesilesi eyle de rahmetinin dokunuşuyla iyilikler olarak hesap et...




Allah’ım, bize öğrettiğin gibi, babamız Âdem’i (as) ve anamız Havva’yı cennetten şeytanın aldatmacalarına kandıkları için çıkardın. Elbette ki bu Senin takdirindir-hâşâ şeytanın keyfine bırakılmış bir iş değildir. Biliyoruz ki, bu sayede ancak hak edenler Senin yakınlığına kavuşacaktır, iyi ile kötü birbirinden ayrılacaktır. Cennetinden sabırsızlığımız yüzünden çıkarıldık, tembelliğimiz yüzünden de geri dönemiyoruz. Rabbim, beni ve eşimi de, bu dünyadan cennete dönmek için birbirini hayra kandıranlardan eyle. Sabırsızlığımız yüzünden bizi birbirimizden uzaklaştırma. Sabır ver bana ki, eşimi muhabbetimin ve şefkatimin cennetinde ağırlayayım. Tembellikten uzak tut beni ki, eşimi hiç sebepsiz sevindireyim, hiç karşılık beklemeden seveyim..




Rabbim, kalpleri birbirine ısındıran Sensin. İzzetinle ancak kendi muhabbetine sakladığın kalbimi, hikmetinle eşimin kalbine ısındırıyorsun. Senden emanet aldığımız kalplerimizi yine Sana teslim ediyoruz; kalplerimizi karartmamıza izin verme, kalplerimizden Seni sevmeye yollar aç. Birbirimize olan sevgimizi Seni sevmekle çoğalt. Beni ve eşimi Seni sevdiren ve Seninle sevinen bir sevgiyle donat...




Rabbim, Sen ki kulun ve elçin, her türlü sevgi ve muhabbetin sebebi ve vesilesi olan Muhammed’e (asm) kocası hakkında fısıltıyla konuşan kadının sesini işittiğini Kitabında açıkça söylüyorsun: ’’Muhakkak ki Allah… kadının sesini işitti.’’ Beni benim kendimi anladığımdan daha iyi anlayan yalnız Sensin; beni benim kendimi sevmemden önce seven Sensin. Eşim hakkında dile getiremediğim, dile getirmekten çekindiğim, yüreğimin odacıklarında tereddütle sakladığım ne kadar hayır dua varsa, Sen kabul et. Beni benim söylediğimden daha fazlasıyla ancak Sen anlarsın. Halim sana ayandır; dilimden gelen ancak bu eksik beyandır. Seni sevdiren ve Seninle sevinen bir sevgiyle donat...

                                                                                SENAİ DEMİRCİ




aramıza  bloglar girmiş,kaldırıp döneceğiz.....

Sevgiyle Kalın...