tatil anıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil anıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Temmuz 2012 Salı

bodrum günlüğü - 1.bölüm

"ne işimiz var bizim Bodrum da" diye düşünmedim değil ilk başta...
biraz çekinerek çıktım sabahın 3 ünde yola
güzel bir yolculuk ile vardık
beyaz ve mavi Bodrum a

pembeleri,sıklemenleri de unutmayalım tabii..

her dondurmacının dondurması ayrı bir güzeldi


bodrumun simgesi de bunlardı
turgutresin günbatımı dediler gittik gördük



denize söyleyecek sözüm yok 
her koyda ayrı bir renk...

tek sağlam kalan değirmeni bulduk çektik:)

to be contınued...

23 Kasım 2010 Salı

tatil ardından..

Durumumun avantajından mı desem fazlasıyla yedıgım yetmiyormuş gibi birde yanıma paket olarak verilen bana göre bayramın birincisi Kekli Baklava...



Havanın güzeliği ile yapılan İzmit-Adapazarı  bayram kaçamağı...


Ve merakla gidilen ama pek de beğenilmeyen Medrano Sirki ...


birkaç at,kaplanlar,papağanlar,köpekler,bır iki maymun..



Bolca akrobasi..
Ayşe nin hiç palyaçoya benzetemediği bir palyaço diyelim..


Yani tavsiye ediyormuyuz etmiyoruz...


6 Eylül 2010 Pazartesi

Ayşe Sina Köyde...

Her yaz severek giderdim..

Az mı oyunlar oynardık anneannemim büfesinden o eski tabakları kasıkları aşırırdık..Topraklardan çamurlar asma yapraklarından yemekler yapardık..

anneannem bize havludan bebek yapardı bilirmisiniz :)

Bazende piknikler...
bahçeden mis gibi biber,domates,salatalık koparıp bakkaldan dedemin hesabına gazozlar yazdırıp elmalıkta kavaklıkta yapılan piknikler..

Sonrasında biraz daha büyüdüğümüzde
Gider gitmez elimize bir tığ ve ip verilmeye baslandı...
hadi bakalım yap bir havlu kenarı:))

bazen zorla bazen isteyerek inekleri koyunları otlatmaya götürürdük..
orada yediğim dalında kalmış toplanmamış sapsarı eriklerin tadı hala ağzımda..

Kendi yaşıtlarımızla ev oturmaları yapardık..
elimizde iş torbalarımız:)))
Gülümseyerek yazıyorum nasıl da aslında özeniyormuşuz annelerimize değil mi ?

İnsanın burnunun direği nasıl sızlarmış şimdi anladım......



her yaz Ayşe ile birlikte 1 hafta kadar kalıyorum..
istiyorum ki oda görsün  domatesin nerede yetiştiğini..
içtiği sütün nereden nasıl geldiğini..
yediği meyvelerin dalından koparıp yendiğinde nasıl  daha lezzetli olacağını
özgürce dışarılarda oynamasını,koşmasını...
benim yaşadığım o güzel anıların aynısını bulamasa da onunda olsun istiyorum bir köyü..

o da şalvar giysin:)) (annesi hiç giymedi ama:))


Kokulu üzümlerim olmamıştı henüz ama bu bayramda yeme ümidi içerisindeyim..


dedemin ektiği ahududular da olmamıştı.. anneannem reçelini yapmıştır bile....


Çiçek sulamak ne zevkli birşey bende istiyorum bir bahçem olsun :((

Ben yaşlanıyorum galiba:)


bu da son moda şalvarlı scooter hihhihih:)


hadi az kaldı bayrama...

biraz daha sabır...

22 Ağustos 2010 Pazar

Kahve çekirdeğinin maceraları...ve son...

yolculuklar keyifli olsada sonu insanı çok yoruyor...
başladığın enerji kalmıyor ..
ha gayret şuraya da bir bakalım uğrayalım desekte bünye bir yere kadar izin veriyor...

Bursa ya uğrayışımızda iyice acıkmış olan karnımızı doyurmak ve bir soluk almakdan ibaret oldu bu sebeplerden..
Bursaya daha öncede bir kaç kere gittim ama nedense hala lağıyıyla gezmemişim gibi geliyor..

Müthiş bir iskender kebap yedik tavsiye edilen bir mekanda..
Çok orjinal şirin bir lokantaydı..minik şişelerde şerbet eşliğinde leziz bir iskendedi..
anladımki gerçekten İstanbul da kiler yalan!

Sonrasında Kozahan a uğradık..Belki biliyorsunuzdur..Ben ilk gittim..
Çok güzel şallar vardı..
Hele kaşmir bir şal vardı ki..Sarıldım ona hiç bırakmak istemedim ama ...
fiyatları cep yakan haatta bütçeyi sarsacak cinsten:))
300 den başlayan 600 e dogru yol alan bir tarife..
Ham keten olanlar da cok orjinaldi.

Ben İpekevimden aldım burda da Erenköy de temin edebilirsiniz fiyat farkı fazla yok zaten..

sonrasında Ulucami ile bu geziiyi de bitirdik,Yalova ya dogru yol aldık..
Feribota geldığımızde Ayşe ateşler içinde yanıyordu..
Bu da güzel dedik tatil sonu olması:))
Boğaz enfeksiyonu ile bir devirde kapanmış oldu..

eee günde 3 ü bulan dondurma sayısının cezası olsa gerek:))

PS: Bu arada ortada bulunan resim Ayşe ye tatilde taktığımız Kahve Çekirdeği ismini bizzat incelerken..

10 Ağustos 2010 Salı

kıskandık....


Sen böyle poz verirsinde....


biz veremezmiyiz mi sandın:)))