köyümüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
köyümüz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2012 Çarşamba

temiz hava çarptıntısı

bu bayram almadık kutu kutu çikolata
onun yerine Ayşe kızım yaptı 
babası da güzel kutular aldı
kendisi yaptı kendisi hediye etti 
bayramı bayram oldu

tatlılar yıne el emegiydi
burgu burgu baklavalar

ve benim favorim kekli baklava

kahvaltı sofrası yine kalabalık yine enfesti
yine bol kahkaha,sohbetti
fındıklar olmuş serilmiş
ikram edilmeye hazırdı


davulcu son görevini yaptı
manisini söyledi,bahşişini aldı
ramazanı uğurladık,
bayramı bitirdik
ama bizim bayram devam ediyor
şu an bu postu yazdığım yeri görseniz:))
sevgili mutfağım üzgünüm ama seni hiçç özlemiyorum,
serin rüzgar,yaprakların hışırtısı
temiz hava,ara ara gelip gözlerime oturan tatlı uyku...
 horozun her ötüşünde mahir in havalara uçması:))
var mı ötesi
bize her gün bayram:))

23 Mayıs 2012 Çarşamba

bahar burada güzel...

dalları basmış erik ,dalından çıtır çıtır yedik bol bol
akşamda minicik bir ateş yaktık eski günlerdeki büyük ateşleri ana ana
bunun üzerinden bile atlamaya korktuk 
şaştık çocukluğumuza:)


sabah herkesler uyurken ...
tavuklar,kuzular,çiçekler böcekler  kelebekler hariç
biz çıktık yürüdük çiğ düşmüş kırlarda


tavuğun altından alınan yumurtaya zor kıydım:)
nasıl değerli geldi bana
yediğimiz onca şeyi düşününce...

sonrasında bolca çimenlere yayılmaca
mangal yakmaca
futbol oynamaca
çoluk çocuk çoşmaca
yeni nesil 
hıdırellez!


29 Eylül 2011 Perşembe

sizin de aklınıza aynı şey geldi mi?




bir de bunu dinleyin tam olsun:)

6 Eylül 2010 Pazartesi

Ayşe Sina Köyde...

Her yaz severek giderdim..

Az mı oyunlar oynardık anneannemim büfesinden o eski tabakları kasıkları aşırırdık..Topraklardan çamurlar asma yapraklarından yemekler yapardık..

anneannem bize havludan bebek yapardı bilirmisiniz :)

Bazende piknikler...
bahçeden mis gibi biber,domates,salatalık koparıp bakkaldan dedemin hesabına gazozlar yazdırıp elmalıkta kavaklıkta yapılan piknikler..

Sonrasında biraz daha büyüdüğümüzde
Gider gitmez elimize bir tığ ve ip verilmeye baslandı...
hadi bakalım yap bir havlu kenarı:))

bazen zorla bazen isteyerek inekleri koyunları otlatmaya götürürdük..
orada yediğim dalında kalmış toplanmamış sapsarı eriklerin tadı hala ağzımda..

Kendi yaşıtlarımızla ev oturmaları yapardık..
elimizde iş torbalarımız:)))
Gülümseyerek yazıyorum nasıl da aslında özeniyormuşuz annelerimize değil mi ?

İnsanın burnunun direği nasıl sızlarmış şimdi anladım......



her yaz Ayşe ile birlikte 1 hafta kadar kalıyorum..
istiyorum ki oda görsün  domatesin nerede yetiştiğini..
içtiği sütün nereden nasıl geldiğini..
yediği meyvelerin dalından koparıp yendiğinde nasıl  daha lezzetli olacağını
özgürce dışarılarda oynamasını,koşmasını...
benim yaşadığım o güzel anıların aynısını bulamasa da onunda olsun istiyorum bir köyü..

o da şalvar giysin:)) (annesi hiç giymedi ama:))


Kokulu üzümlerim olmamıştı henüz ama bu bayramda yeme ümidi içerisindeyim..


dedemin ektiği ahududular da olmamıştı.. anneannem reçelini yapmıştır bile....


Çiçek sulamak ne zevkli birşey bende istiyorum bir bahçem olsun :((

Ben yaşlanıyorum galiba:)


bu da son moda şalvarlı scooter hihhihih:)


hadi az kaldı bayrama...

biraz daha sabır...